Bahar Akan

Mesaj Gönder

Kazandığı Rozetler

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilge
Bilge
Kaşif
Kaşif

Yorumları

54Yorum
Köpek Kalbi
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
Mihail Bulgakov
Ürünü İncele
Mihail Bulgakov benim için özel bir yazar. Kitaplardan uzaklaştığım bir dönemde Usta ve Margarita bana okuma sevgimi geri kazandırmıştı. Şimdiyse Köpek Kalbi’ni okurken Bulgakov’u neden bu kadar sevdiğimi bir kez daha anladım. Eşsiz bir zekâya sahip ve bu zekâya tanıklık edebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Hikâye; yaralı, bakımsız ve aç sokak köpeği Şarik’in, kibirli Profesör Filip Filipoviç ile karşılaşmasıyla başlıyor. Profesör, Şarik’i insana dönüştürmek için bir ameliyat yapıp ona ahlaksız bir adamın organlarını naklediyor. Başta başarılı görünen bu deney, Şarik’in kural tanımayan, yozlaşmış bir insana dönüşmesiyle felakete sürükleniyor. Profesör yarattığı sonuçla yüzleşip hatasını düzeltmeye çalışırken, gariptir ki Şarik bu yeni haliyle toplumda kendine hemen yer buluyor. Çok daha derinleşebilecek, tadı damağımda kalan harika bir anlatıydı; keşke Bulgakov’un o insanı sarsan keskin mizahının peşinden biraz daha gidebilseydik.
Gargantua (Ciltsiz)
TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
François Rabelais
Ürünü İncele
Rabelais’i okumak benim için sınırları zorlama ve kendime meydan okuma süreciydi. Eğitim, din, iktidar ve özgürlük gibi temaların ölçüsüz bir mizahla işlenmesi başta gözümü korkutsa da süreçten ve kendi seviyemden memnun kaldım. Gargantua ve ailesinin oburluğu ve bedensel düşkünlükleri başta okura "Bunlar nasıl insanlar?" dedirtiyor. Ancak savaş başladığında düşmanlarına intikamla değil; bağışlayıcı, cömert ve insan odaklı yaklaşımları etkileyici. Savaşın ardından kurdukları alternatif manastır düzeni ise Rabelais’in geleneksel kuruma eleştirisi. Buraya iradesi kırılmış kişiler değil; eğitimli ve özgür bireyler alınıyor. Rabelais’in varsayımı şu: İnsan özgür bırakılıp iyi eğitildiğinde kendi iradesiyle iyiyi seçer. Bu fikir tartışmaya açık olsa da dönemi için oldukça radikal bir hümanizm örneği. Rabelais'in bitmek bilmeyen devasa sofra ve tüketim betimlemelerini okurken, umarım o sınırsız alışveriş ve tüketim çılgınlığı size de çok cazip gelmemiştir:)
Aytaşı
YEDİ
Wilkie Collins
Ürünü İncele
Collins’in yazarlığı bence gerçekten büyüleyici. Aytaşı ile polisiye türüne yön vermesi zaten başlı başına bir başarı, ama Beyazlı Kadın ve Lanetli Otel gibi eserlerinde de aynı derinliği görmek mümkün. Hikayeyi farkı seslerden okumak, okuru olayların içine çekiyor; sanki her biri kendi küçük dünyasını açıyor bize. Mizahi dokunuşları sayesinde hikâyeler ağırlaşmadan ilerliyor, arka planda sınıf farkları, ahlaki ikilemler ve toplumsal eleştiriler hissediliyor. Collins’in kalemi hem sürükleyici hem düşündürücü; okur bir yandan merakla sayfaları çevirirken, bir yandan da dönemin kültürel gerilimlerini fark ediyor. Buna rağmen, bence hak ettiği değeri göremeyen bir yazar olarak kalmış; belki de Dickens gibi devlerin gölgesinde unutulmuş. Oysa eserleri, polisiye edebiyatın temel taşlarını döşemekle kalmıyor, aynı zamanda edebiyatın güzelliğini ve çok sesliliğini de ortaya koyuyor. Onu okurken hem keyif alıyor hem de edebiyatın derinliğini hissediyorum bana iyi gelen bir yazar.
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde
TİMAŞ YAYINLARI
Olga Tokarczuk
Ürünü İncele
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde romanı, okuru ilk sayfadan itibaren içine çeken, hem tuhaf hem de büyüleyici bir atmosfere sahip. Hikâyenin merkezindeki Janina Duszejko, toplumun “garip” bulduğu ama aslında doğayla en uyumlu yaşayan karakterlerden biri. Onun gözünden, hayvanların sessiz çığlıklarını, insanların umursamazlığını ve adaletin ne kadar kırılgan olduğunu görüyoruz. Kitap polisiye gibi başlıyor ama kısa sürede felsefi bir sorgulamaya dönüşüyor: suç nedir, adalet kime hizmet eder, doğa karşısında insanın sorumluluğu nedir? Roman, polisiye merakını tatmin etmekten öte, doğayla kurduğumuz ilişkiye dair güçlü bir felsefi çağrı sunuyor. Kitabı bitirdiğinizde, sadece bir hikâye değil, içinizde yankılanan bir vicdan sesiyle baş başa kalıyorsunuz.
Doktor March'in Dört Oğlu
METİS YAYINLARI
Brigitte Aubert
Ürünü İncele
Konusu itibarıyla oldukça ilgi çekici bir polisiye. Dördüz kardeşler, gizemli bir günlük ve cinayetler üzerinden ilerleyen kurgu, okuru sonuna kadar merakta bırakmayı başarıyor. Ancak kitabın en büyük handikapı, anlatımındaki dağınıklık. Olay örgüsü güçlü bir gizem barındırsa da, dilin akıcılığı ve kurgunun bütünlüğü çoğu yerde zayıf kalıyor. Karakterlerin derinleşememesi ve anlatımın yer yer kopuk ilerlemesi, romanın atmosferini tam anlamıyla hissetmeyi engelliyor. Yine de finaldeki sürpriz çözümle okuru şaşırtmayı başarıyor ve gizemi son ana kadar koruyor. Bu nedenle kitap, güçlü bir fikir ve merak uyandırıcı bir kurguya sahip olsa da, edebi açıdan daha özenli bir anlatımla çok daha etkileyici bir eser olabilirdi. Polisiye severler için okunmaya değer, fakat beklentiyi biraz törpülemek gerekiyor.