Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Grace Ellison, I. Dünya Savaşı yıllarında birçok ülkeyi gezmiş İngiliz bir kadın gazeteci. Savaş döneminde erkeklerin dahi seyahat etmekten çekindiği düşünülürse zamanı açısından oldukça farklı ve cesur bir kadın. Kitapta en dikkatimi çeken şey, bir İngiliz olmasına rağmen İngilizlerin Türklere karşı yürüttüğü politikayı açıkça eleştirmesi ve yapılan hataları söylemesi oldu. Yer yer kitaba bir İngiliz’in özeleştirisi olarak da bakılabilir. Kitaba başlamadan önce dönemin Ankara’sını, Ankara’da yaşayanları ve özellikle Mustafa Kemal’i daha fazla okuyacağımı düşünüyordum. Bunlardan bahsedilse de kitap daha çok yazarın yolculuğunu ve özellikle Lozan döneminde izlenen politikaları anlatıyor. Bu nedenle biraz hayal kırıklığına uğradım ve tam beklediğimi bulamadım. Yine de Millî Mücadele sonrasındaki Türkiye’yi bir İngiliz kadın gazetecinin gözünden okumak açısından değerli bir dönem tanıklığıydı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek olaylardan esinlenen savaş romanlarını seviyorum ama bu kitapta beni en çok etkileyen şey savaşın kendisinden çok insanların içinde yaşadığı ikilemler oldu. Wolfgang ve Herbie'nin hikâyesi ilk sayfalardan itibaren merak uyandırıyor. İkisi de Amerika vatandaşı olmasına rağmen Almanya doğumlu olmaları, savaşın ortasında onları ait oldukları yer konusunda zor bir sınavın içine sürüklüyor.
Kitabı okurken sık sık "Ben onların yerinde olsaydım ne yapardım?" diye düşündüm. Çünkü burada doğru ya da yanlış çok net değil. Bir tarafta sadakat, diğer tarafta hayatta kalma içgüdüsü var. Yazar da karakterlerini kahraman ya da hain olarak etiketlemek yerine, dönemin şartları içinde değerlendirmemizi sağlıyor.
Özellikle savaş atmosferinin ve dönemin siyasi havasının başarılı şekilde aktarılmış olmasını sevdim. Meksika'dan Japonya'ya, oradan Avrupa'ya uzanan yolculuk hikâyeye ayrı bir hareket katıyor. Tarihî detaylar fazla boğucu olmadan verilmiş, bu da kitabın akıcılığını artırmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Psikanalizin Kara Kitabı’nı okurken sadece psikanalizi değil, psikanalize bakışımı da yeniden gözden geçirdim. Özellikle Freud’un kuramlarının ortaya çıktığı dönemin toplumsal ve kültürel koşullarını tartışması, psikanalizin tarihsel gelişimini eleştirel bir gözle takip etmesi ve kuramın tartışmalı yönlerini somut örnekler üzerinden göstermesi benim için kitabın en güçlü taraflarıydı.

Beni en çok etkileyen nokta, psikanalizin yalnızca başarılı olduğu alanlara odaklanılmamasıydı. Cinsellik, kadınlık, otorite, güç ilişkileri, tedavi anlayışı ve psikanalitik kurumların oluşumu gibi başlıklarda rahatsız edici sorular ortaya koyuyor. Bazı eleştirileri okurken katıldığım noktalar olduğu kadar itiraz ettiğim yerler de oldu. Fakat bu, kitabı benim için daha değerli hale getirdi.

Kitabın en önemli katkısı, psikanalizi dokunulmaz bir teori olmaktan çıkarıp eleştirilebilir, tartışılabilir ve yeniden düşünülebilir bir alan olarak göstermesi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaralı Topraklar’ın en sevdiğim yanı, olayların mantıklı bir sırayla ilerlemesi ve sonunda tüm parçaların birbirine bağlanması oldu. Son ana kadar tahmin edemediğim gelişmeler vardı ama bunlar yalnızca şaşırtmak için eklenmiş gibi gelmedi. Hikâye tamamlandığında aklımda cevapsız bir soru kalmaması da okumayı oldukça tatmin edici kıldı.

Bununla birlikte, dramın dozu benim için biraz fazlaydı. Özellikle Frank’in bu kadar anlayışlı, fedakâr ve bağışlayıcı olması onu zaman zaman gerçek bir insandan uzaklaştırdı. Daha fazla öfke göstermesini, kırgınlığını hissettirmesini ve kendine sınırlar koymasını bekledim. Biraz daha kusurlu olsaydı benim için daha inandırıcı bir karakter olurdu. Genel olarak kurgusunu çok beğendiğim, merakla okuduğum; ancak duygusal yükünü ağır, Frank’i ise fazla idealize edilmiş bulduğum bir roman oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bence bu kitap, “Kudüs meselesi nedir?” diye merak eden bir okuyucunun eline alıp rahatça okuyacağı bir kitap değil. Az çok siyaset ve tarih bilgisi gerektiriyor. Açıkçası ben bunu kitabın eksisi olarak görmedim. Tersine, bazı şeyleri araştırmaya ve sorgulamaya itti beni.

Okurken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, Filistin konusunda konuşan insanların bile ne kadar farklı düşündüğünü göstermesi oldu. Yazarın olayları geçmişten bugüne gelen süreçle birlikte anlatmasını da başarılı buldum.

Kitabın en düşündürücü taraflarından biri ise İsrail’in yaptığı katliamlara karşı dünyanın verdiği tepkiydi. Yazar burada gerçekten insanın aklına takılan bir noktaya değiniyor: Siyonizm bugünlere sadece kınanarak mı geldi?

Bazı yerlerde biraz araştırma yapmak gerekiyor. Ama bence zaten kitabın amacı da biraz bu. Bitirdiğimde bazı konulara eskisinden farklı bakmaya başladığımı hissettim. Herkese göre bir kitap değil ama merak eden için kesinlikle düşündürücü.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle olay örgüsünün sonunu bilerek, olayların nasıl geliştiğini merak ederek okumayı sevenlerin çok beğeneceğini düşünüyorum. Ben de bu tarz kitapları sevdiğim için gerçekten büyük bir merakla okudum. Zaten oldukça kısa bir eser; yaklaşık bir saatte, tek nefeste bitirdim.

Konusuna gelirsek, kitap bana gerçekten karmakarışık duygular hissettirdi. Aşk uğruna neler yapılabileceğini gösterirken Behice’ye özellikle başlarda çok sinirlendim. Fakat ilerledikçe onu anlamaya ve empati kurmaya çalıştım. Yaptıkları beni o kadar düşündürdü ki birkaç kez “Ben olsam nasıl davranırdım?” diye kendime sordum. Sonunda ise kesinlikle onun yaptıklarını yapamayacağımı, vicdanımın bu kadar ileri gitmeye elvermeyeceğini düşündüm.

Tüm bu karmaşanın sonunda Sinesaf ve Sıtkı açısından güzel ve mutlu bir sona ulaşılması ise kitabın en sevdiğim taraflarından biri oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir düğünün kaydı olmaktan çok daha fazlası… Surnâme, Osmanlı saray hayatının ihtişamını, teşrifatını, eğlence anlayışını ve dönemin İstanbul’unu aynı sahnede buluşturan müstesna bir tarihî kaynak niteliğinde. Sayfalarını çevirdikçe yalnızca bir şenliğe değil, Osmanlı’nın sanat ve medeniyet anlayışına da şahitlik ediliyor. Ketebe’nin bu neşri, geçmişin bu görkemli sahnesini bugünün okuruna ulaştırması bakımından ayrıca kıymetli. Tarihe merak duyan herkesin kütüphanesinde bulunmayı hak eden eserlerden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Freida McFadden’dan okuduğum 3. kitap ve kadın tek kelimeyle yine beni ters köşe yaptı!
Kendisi doktor olduğu için mi bilmiyorum ama eserlerindeki psikolojik detayları ve insan davranışlarını işleyişini gerçekten çok başarılı buluyorum.

Bir ev, bir psikolog, kliniğe gelen hastalar, sevgili kılığında insanlar ve karlı bir gün… ️
Daha ne olduğunu anlamadan kendinizi olayların içinde buluyorsunuz. Okurken sürekli bir şeyler tahmin ettim ama kitap beni defalarca ters köşe yaptı.

Freida McFadden’ın kalemini seviyorsanız kesinlikle okuyun derim. Benim için akıcı ve şaşırtıcı bir kitaptı.
Okuması sizden!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bekleme Odası, son sayfasına kadar insanı içine çeken son derece vurucu bir eser. Detay verip büyüsünü bozmak istemiyorum ama karakterler arasındaki derin bağ ve yapılan fedakarlıklar insanı darmadağın ediyor. Karakterlerin hissettiği her duyguyu, çaresizliği umudu kalbimde hissettim, sonlarında gözyaşlarımı tutamadım. Serhat Bey kalemini öyle samimi ve dokunaklı kullanmış ki hikaye uzun süre aklımdan çıkmayacak. Yüreğe dokunan, sıcacık ama bir o kadar da buruk bu güzel eseri herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
31
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gökdelen, hukuk ve adalet kavramlarını geleceğin İstanbul'u üzerinden sorgulayan, yer yer distopik ve oldukça düşündürücü bir roman. Özellikle Can Tezcan'ın adalet anlayışı, hukukun metalaşması ve bireyin kendi doğrularıyla hukuk sistemi arasındaki çatışması romanın en güçlü taraflarından biri. Ancak roman ilerledikçe içine çekildiğimiz düşünsel ve toplumsal kaos, final bölümünde benim beklediğim karşılığı tam olarak bulmadı. Yücel, okuru giderek daha karmaşık bir düşünce dünyasının içine sokarken, sonlara doğru bu karmaşayı beklediğimden daha kolay bir biçimde çözüyor gibi hissettirdi. Bu nedenle finali, romanın yarattığı beklentinin biraz altında kaldı. Yine de Gökdelen, hukuk, adalet, güç ve toplum üzerine düşündüren; özellikle Can Tezcan'ın çelişkileri üzerinden okuru rahat bırakmayan bir roman olarak aklımda kaldı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir