Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta toplamda on öykü bulunuyor. Kitaptaki öykülerin hiçbirinde karakterlerin ismi yok. Yazar, “Anne”, “Baba”, “Adam” ve “Çocuk” gibi anlatmayı tercih etmiş. Bu tercih, karakterleri belirli bir kişiden ziyade temsil ettikleri roller üzerinden anlattığını düşünüyorum. Kitaptaki ilk ve son öykü hüzün notalarıyla bezeli. Özellikle "Mutlak Mutluluk" adındaki öykü yüreğimi dağladı diyebilirim. Diğer öyküler doğaüstü olayların göz kırptığı yaratıcı öykülerden oluşuyor. Her öykü aynı ölçüde güzellikte olmasa da yazarın hayal gücünün sınırlarını zorladığı çok açık. Daha önce hiç duymadığım, hayalini bile kuramayacağım öykülerle karşılaştım. Zihinde kalıcı izler bırakacak kadar unutulmaz öykülerin bulunduğu bu kitabı okumalısınız diyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam anlamıyla yüzümü güldüren, okurken kendimi iyi hissettiren bir romantik komediydi. Uzun zamandır romantik komedi okuyorum ama çoğunda ya gereksiz drama oluyor ya da karakterler birbirlerine kötü davranıp bunu romantizm diye sunuyorlar. Kitabevi Savaşları ise bana tam tersini verdi. Sıcacık, eğlenceli, romantik ve en önemlisi sağlıklı ilişkilerle dolu bir hikâyeydi.
Konusu da benim zayıf noktam zaten. Bir kitabevi etrafında geçen herhangi bir hikâyeye karşı tarafsız olmam mümkün değil. Çünkü benim en büyük hayallerimden biri ileride küçük, butik bir kitabevi işletmek. İnsanların içeri girince kahve kokusunu duyduğu, raflar arasında kaybolduğu, kitap önerileri istediği o sıcak ortamı hep çok sevmişimdir. Bu yüzden kitabın atmosferi daha ilk sayfalardan beni içine çekti. Kitapları kolilerinden çıkarıp raflara dizmek, yeni gelen kitapların heyecanını yaşamak, gün sonunda kahve lekelerini ve kruvasan kırıntılarını temizlemek... Bunların hepsi bana inanılmaz huzurlu geliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobelli yazar Ivo Andriç sade ama etkileyici yazmış. Tadını çıkara çıkara okudum. Tarih, coğrafya ve hukuk dersleri aldığım bir roman oldu. Yüz yıl öncesinin Balkanlar ve İstanbul 'u. Yine harika bir mekan romanı olmuş. Lanetli Avlu bir cezaevinin meydanı. Oradaki anılardan çıkan öykülerden, bazıları sanki günümüzde de yaşanıyor. Kahramanlar günümüzden ve içimizden birileri gibi. Bu tarihin tekrarından mı İvo Andriç'le tarihsel bir yakınlığımız olduğu için mi? İkisinden de mi?
"Avludaki hayatın hiçbir zaman değişmediği doğruydu. Fakat takvim de değişiyordu ve takvimle birlikte her birimizin hayat tasviri de değişiyordu." ( Sayfa 100)
İnsan edebiyat sofrasından aç kalkmalı ki diğer sofralar için iştahı olsun. Lanetli Avlu bana bu hissi verdi. Tadı damağımda. Cem Sultan üzerine bir kitap ya da yeni bir İvo Andriç eseri canım çekiyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ruh (Kendilik) kavramını yeniden düşünmeye davet eden etkileyici bir çalışma olarak buldum. Modern insanı yalnızca beden, beyin ve psikolojik süreçlerden ibaret görmek bizde neyi eksik bırakıyor? Bilim insanın nasıl işlediğini açıklayabilir. Fakat “Nasıl yaşamalıyım?”, “Nasıl bir insan olmalıyım?”, “İyi, doğru ve güzel nedir?” gibi sorular başka bir alan istiyor.
Kitapta özellikle insanın “ne olduğu” değil, “ne olması gerektiği” üzerine düşünmesi fikrini çok değerli buldum. Ruhu, bedenden ayrı bir varlık değil; insanın kendisini aşabilme, anlam arama, iyiyi, doğruyu ve güzeli seçme ve daha iyi bir insan olma çabası olarak ele alınıyor. Bu anlamda ruhu aramak, biraz da insanlığımızın peşine düşmek demek. Kitap ruh problemini kesin biçimde çözmekten ziyade, ruh kavramını neden bütünüyle terk etmememiz gerektiğini düşündürüyor. Özellikle insanı yalnızca açıklamakla yetinmeyip anlamaya çalışan yaklaşımını oldukça beğendim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nasıl Ölünür, beş kısa öykü üzerinden insanın hayatla ve ölümle kurduğu ilişkiye bakıyor.Öykülerde büyük olaylar, olağanüstü hayatlar yok.Aksine hepimizin aşina olduğu sıradan telaşlar, gündelik dertler ve küçük meseleler var.Fakat Zola,bu sıradanlığın içinde fark etmeden geçip giden zamanı nasıl tükettiğimizi göstermek istemiş.

Zola’nın anlatımı süslü değil.Hatta yer yer soğuk ve mesafeli. Kitabın etkisini de biraz buradan aldığını düşünüyorum.Okuru duygularla yönlendirmek yerine,olanı olduğu gibi gösteriyor. Ölümün karşısında insanın ne kadar savunmasız kaldığını abartmadan,olduğu haliyle anlatıyor.

Aradan yaklaşık 150 yıl geçmiş olmasına rağmen anlatılanların hala bu kadar tanıdık gelmesi asıl çarpıcı tarafı.İnsan değişmiş gibi görünse de telaşlarımız pek değişmemiş.Günlerimizi dolduran önemsiz şeylere kızıyor,erteliyor,oyalanıyor ve çoğu zaman gerçekten önemli olanı sonraya bırakıyoruz.

Ölüm bir yerde beklerken,biz hala küçük şeylerin peşinde ömrümüzü tüketiyoruz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, kitap haz ve acının ne olduğu ve arasındaki dengeyi anlamak ve bu ilişkiyi doğru bir hayat sürebilmek için nasıl kullanacağımız yönünde bir rehberlik sunuyor. Tabii haz ve acı arasındaki dengenin neden bu denli önemli olduğunu kendi danışanları ve hayat tecrübesinden yola çıkarak anlatıyor.

Kitap 200 sayfa. Bölümlere ve başlıklara ayrılmış şekilde ki bu da okumayı kolaylaştırıyor. Çevirisi de ziyadesiyle başarılı, Sevil hanımın emeğine sağlık. Yazarın dili de dürüst ve ben çok içten buldum. Modern topluma, günümüz alışkanlıkları ve aşina olduğumuz birçok konuya da farklı bir bakış açısı geliştirmeyi sağlıyor. Tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Teneke Trampet zor bir kitap. Birinci Dünya Savaşı'ndan başlayarak İkinci Dünya Savaşı'nı ve sonrasını da kapsayan bir zaman dilimin, anlatmasına rağmen aslında savaşlarla ilgili anlattıkları zorlayıcı veya çok da can acıtıcı değil. Yazarın kullandığı anlatım teknikleri açısından bakınca da esasen okurun beynini çok yoran bir anlatım bulunmuyor. Peki neden bu kitabı zor olarak niteliyorum? Çünkü bir anti-kahraman olan Oskar, anlattıklarıyla ve yaşantısıyla okuru zorlayan bir karakter.

Kitapta baştan sonra bir belirsizlik havası hakimdir. Bunun da kaynağı "tekinsiz" anlatıcı olan ana karakterin kendisidir. Oskar, bazen olayları anlatırken eksik bilgi verip bizi şaşırtır, bazen hayal alemine girer, bazen gerçek diyemeceğimiz enteresan olayların içine sürükler okuru. Kitapta anlatılan karakterlerin önemli bir kısmı ve özellikle Oscar'ın başından geçen olaylar gerçek mi, yoksa kahramanın kendi beyninde yaşattıkları mı, romanın sonuna kadar anlayamayız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakın tarihimizin dönüm noktalarına tanıklık etmiş, Atatürk'ün bizzat yanında bulunmuş olmasından dolayı yazdıkları bir hayli önem arz eden Falih Rıfkı Atay'ın bu eseri, esasında Atatürk sonrası gerilemenin sebepleri ve sonuçlarını kendi perspektifinden ele alıyor ki, bu gerilemenin sorumlusunun yine kendimiz olduğu gerçeğini belirtmeyi ihmal etmiyor.
Yeri geldiğinde oldukça gerçekçi, yeri geldiğindeyse radikal bulduğum fikirlerini barındıran bu kitap, aslında yazarın siyasi tarihimizin bir kısmını kendi bakış açısıyla ele aldığı bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mansfield’ın öyküleri durum öykücülüğünün tipik özelliklerini çok iyi taşıyor. Sınıfsal ayrımları ve iç çatışmaları karakterlerin ruh halleri, gündelik anlar ve küçük ayrıntılar üzerinden sade bir dille işliyor.

Kitaptaki öykülerden Bahçede Parti benim için daha etkileyiciydi. Laura’nın şatafatlı bir eğlence ile yanı başındaki ölüm gerçeği arasında bocalaması, sınıf farkının yalnızca maddi imkanlarla değil, başkasının acısına temas edebilme eşiğimizle de ilgili olduğunu çok iyi hissettiriyor.

Ölü Albayın Kızları’nda ise yıllar süren baskının karar alma yetisini nasıl körelttiğini, otoriter bir figürün ardından kendi hayatlarının kontrolünü ellerine alamayan iki kadının çaresizliği üzerinden görüyoruz.

Mansfield’ın ne anlatmak istediğini kıymetli bulsam da öykülerin tam derinleşecekken sona ermeleri bende bir yarım kalmışlık hissi yarattı. Sanırım bu nedenle henüz anlatım biçimiyle tam bir bağ kurabilmiş değilim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Toker’i sosyal medya hesaplarından takip ediyor ve paylaşımlarını önemli buluyorum. Yazarın bu kitabı, çocukların nasıl ekrana bağımlı hale gelebileceğini ve bu bağımlılığın hem onlara hem de çevrelerine ne denli zarar verebileceğini anlatıyor. Bu bağlamda, ailelerin çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmesi ve davranışlarındaki değişimleri fark edebilecek bilinçle yaklaşması gerektiğinin altını çiziyor. Çocuğum henüz küçük olduğu ve ekran süresini kısıtlı tuttuğumuz için şu ana kadar kitapta bahsedilen sorunlarla karşılaşmadım ancak geleceğe yönelik almam gereken önlemler konusunda önemli bilgiler edindim. Akıcı ve hızlı okunan bir kitap, bu konuyla ilgilenenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir