Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortak acıları olan insanların enteresan bir şekilde yollarının kesişebileceği ve reelde apayrı dünyaları olmasına rağmen çok derin bağlar kurabileceğini ifade eden bir kitap olmuş...Öte yandan aynı acıyı yaşayan insanlar birbirlerini tek bir söz bile söylemeden anlayabiliyorken bir o kadar da bambaşka tepkiler verip, duruşlar sergileyebiliyorlar yaşadıkları karşısında... Herkesin başarıyı sindirmesi nasıl farklılık gösteriyorsa yası atlatması da bambaşka olabiliyor...Bazen en yakınlarımız bizi en derin çukurlardan çıkaramazken hiç tanımadığımız bir el bizi tekrar çiçekli bahçelerde gezdirebiliyor:) Bu arada bir dipnot kitabın kapak tasarımı beni cezbettiği için okumak istedim ve okurken zihnimde Paula hep o kızıl saçlı kız olarak gezdi Helmut ile...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kabalık Çağı, kabalığı yalnızca bireysel bir görgü veya ahlak sorunu olarak ele almıyor; onu çağımızın rekabetçi, performans odaklı ve bireyi sürekli kendisinden sorumlu tutan düzeniyle ilişkilendiriyor. İnsanların birbirlerine karşı tahammülsüzleşmesinin, öfkelenmesinin ve empati kaybının ardında yetersizlik, değersizlik ve sürekli kıyaslanma duygularının bulunduğunu göstermesi kitabın en dikkat çekici tarafı. Gündelik hayatta kanıksadığımız davranışların arkasındaki toplumsal koşulları gösteriyor.
Okurken Thomas O. St-Pierre’nin Çağımızın Mutsuzları kitabı ile Hartmut Rosa’nın Yabancılaşma ve Hızlanma ve Dünyanın Kontrol Edilemezliği kitapları zihnimde sürekli birbirine bağlandı. Konu meraklılarına önerimdir. Modern insanın mutsuzluğunu, hızlanma ve kontrol etme arzusunu, yabancılaşmayı ve başkalarıyla kurduğu ilişkinin dönüşümünü birlikte düşünmek açısından güzel bir okuma zinciri oluştururlar. İçinde yaşadığımız çağın insan ilişkilerimize ne yaptığını sorgulayan bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı ikinci kez okudum. İlk okumada etkileyen konu, ikinci okumada daha çok ayrıntısı ve ahlaki ağırlığıyla karşıma çıktı. Yazar İrlanda’daki Magdalene Çamaşırhaneleri gerçeğini anlatırken büyük sözlere ve dramatik anlatıma başvurmuyor. Kötülüğün nasıl sıradanlaştığını, insanların nasıl suskun kaldığını ve bir insanın bütün bunların karşısında ne yapabileceğini gösteriyor.

Furlong’un yaptığı şey dışarıdan bakıldığında “küçük bir şey” gibi görünebilir. Oysa kitabın asıl meselesi de burada. Bazen insanlığımızı belirleyen şey büyük kahramanlıklar değil, başkalarının görmezden geldiği bir anda doğru olanı yapabilmektir. İkinci okuyuşumda kitabın bu tarafı benim için daha da belirginleşti. Kısa, sade ve sessiz; fakat vicdan üzerinde uzun süre kalan bir kitap. Şimdiden iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnce Memed 2, ilk kitaptan sonra hikâyenin ve karakterlerin daha da derinleştiği bir devam kitabı olmuş. İlk kitapta başlayan mücadele bu kitapta da sürerken köylülerin yaşadıkları, ağalık düzeni, adaletsizlik ve çaresizlik çok daha ayrıntılı şekilde işleniyor. Özellikle Çukurova’nın doğası ve köy hayatına dair tasvirleri okumayı çok sevdim; bazı yerlerde kendimi olayların içinde hissettim.

Yerel ağız ve çok sayıda karakter nedeniyle zaman zaman yavaşladığım yerler oldu ama alışınca anlatımın içine tekrar girdim. İnce Memed’in sadece bir “eşkıya” hikâyesi olmadığını, aslında dönemin toplumsal yapısını ve insanların adalet arayışını da anlattığını düşünüyorum. Yaşar Kemal’in dili gerçekten çok güçlü. İlk kitabı sevdiyseniz seriye devam etmek için hiç beklemeyin; özellikle doğa tasvirleri ve karakterlerin işlenişi yine çok etkileyici.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyayı sadece kitaplardan ibaret görmeyip çevremizdeki her şeyi “okuyabileceğimizi” anlatması çok hoşuma gitti. Atlas’ın merakı üzerinden ilerleyen hikâye, çocuklara etraflarına biraz daha dikkatli bakmayı ve küçük ayrıntılardan anlam çıkarmayı güzel bir şekilde gösteriyor. Bulutların, rüzgârın, yağmurun, trenlerin hatta kapıların bile bize bir şeyler anlatabileceği fikri çok tatlı. Özellikle kitap okumayı sevdirmek isteyen ebeveynler ve öğretmenler için güzel bir seçim olduğunu düşünüyorum. Anlatımı akıcı, çocukların hayal gücünü harekete geçirecek bir kitap. Okurken “Dünyada acaba başka neleri okuyabiliriz?” diye düşündürüyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocukların Allah’ı ve yaratılışı merak ederek sorduğu sorulara onların anlayabileceği bir dille cevap vermeye çalışan güzel bir kitap. Özellikle “Allah nerede?”, “Neden O’nu göremiyoruz?” gibi çocukların aklına gelebilecek sorular üzerinden ilerlemesi hoşuma gitti. Anlatımın günlük hayattan örneklerle desteklenmesi konunun çocuklar için daha anlaşılır hâle gelmesini sağlıyor. Bazı bölümlerdeki soyut kavramlar küçük yaştaki çocuklar için zorlayıcı olabilir; bu nedenle kitabı birlikte okuyup üzerine konuşarak ilerlemek daha faydalı olacaktır. Çocuğun merakını bastırmak yerine sorularını anlamlandırmasına yardımcı olması açısından değerli buldum. Genel olarak ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte okuyup sohbet edebileceği, düşündürücü bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser bir soluktu okunuyor. Bu konulara ilgisi olanlar için neredeyse 2 saatte okunacak bir kitap. Ama yazarın dili, bu kitabı yazarken bulunduğu ortam, hangi yılda, hangi savaşlar öncesi sonrası yazdı, ne için yazdı amacını belli ediyor zaten. Oryantalizm yani batılı birinin gözüyle Osmanlı'ya Türklere bakışı. Ama bu bakışındaki iyi niyet değil, daha çok olumsuz ögeler içeriyor. Eser şu nedenle önemli Osmanlı'da halkın yaşayışı, köylerdeki halkın yaşayışını, örf adet gelenekleri... Ancak bu tarz seyahatnamelerde, gezi notlarında, anılarda daha detaylı bulabiliyoruz; yazarın Marmara bölgesinden başlayıp Toroslara kadar uğrayıp tanıştığı insanların hayatı, olaylara şahit olması bize o dönem hakkında ip uçları veriyor.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihin sadece fermanlardan, taht mücadelelerinden ve meydan savaşlarından ibaret olmadığını, devletlerin omurgasını asıl tutan şeyin adalet zırhı olduğunu Nizamülmülk'ün hayatı üzerinden bir kez daha hatırlatan nefis bir kitaptı.

Okay Tiryakioğlu, Nizamülmülk’ün zekâsını ve devlet yönetimindeki ustalığını anlatırken Büyük Selçuklu’nun yükselişinin ardındaki insanı da gözden kaçırmıyor. Bilgeliği, adaleti ve gerektiğinde taviz vermeyen duruşu hikayenin içine öyle doğal yerleştirmiş ki, okurken koca bir devletin nasıl bir anlayış üzerine yükseldiğine tanıklık ediyorsunuz. Gücün ve iktidarın ne anlama geldiğini düşünürken, bütün bunların adalet olmadan ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha anladım. Üstelik bunu karakterleri ve dönemin atmosferini hissederek anladım.Tarihi roman tutkunlarının dimağında uzun süre yer edecek, kütüphanede dönüp dönüp bakılacak türden bir eser.

Devletin büyüklüğü sınırlarının genişliğiyle ölçülmez, adaletinin ulaştığı insan sayısıyla ölçülür.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuklarımız için güzel bir kitap tavsiye ederim. Özellikle matematik gibi soyut olan bir dersin böyle somutlaştırarak anlatmak güzel olduğunu söyleyebilirim. Çünkü insan soyut bir dersi en iyi anlaması onu somutlaştırarak öğrenir. Bunu biliyorum. Ağaç yaş iken eğilir. Bizde Çocuklarımızı küçük yaşta hem derslere hem de hayata hazırlamak bizim görevimiz olduğunu söyleyebilirim. Çocuklarımızı bizim zamanın şartlarına değil onların bulunduğu zamana göre yetiştirmeliyiz. Bu kitap beğendim tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aynadaki Muamma, okurken insanı “neden varız, hayat bizim için ne ifade ediyor ve ölüm karşısında nasıl düşünmeliyiz?” gibi soruların üzerine düşünmeye iten bir roman. Konusu oldukça hüzünlü olmasına rağmen yalnızca üzüntü hissettirmiyor, aksine yaşama bakışımızı değiştirmeye ve günlük hayatın içinde fark edemediğimiz şeyleri görmemizi sağlıyor. Cecilie ile Ariel arasındaki konuşmalar üzerinden insan olmayı, yaşamı, ölümü, ruhu ve varoluşu sorgularken, bildiğimiz dünyaya başka bir pencereden bakmamızı sağlıyor. Gaarder’in kitaplarında sevdiğim bir başka nokta da bu, her kitabında okuyucuya farklı bir pencere açıyor ve daha önce üzerinde düşünmediğimiz soruların peşinden gitmemizi sağlıyor. Aynadaki Muamma da hüznün içinden yaşamın değerini göstermeye çalışan, düşündürücü ve farklı bir roman. Çok etkileyiciydi...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir