Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
asımın nesli okuma grubunun eylül ayı tahlil kitabı olması vesilesi ile okudum. kolay okunan, basit bir dil, konuşma akışı içinde yazarın samimiyeti ile ilerliyorsunuz.
seher vaktinin kıymeti, gün içinde türlü sebeplerle kendine vakit ayıramayan kişiler için tavsiyeleri, tecrübeleri var.
nefisle savaşmadan onu ikna ederek bu yola girmenin daha sürdürülebilir olduğunu, sevilen istenilen bir hedefle güne başlamanın sirkadiyen ritmimizi bulup onunla uyumlanarak sabırsızlık, öfke, tahammülsüzlük gibi bazı şeylerin uyku düzensizliğinden kaynaklanabileceğini aktarıyor. benim etkilendiğim, aklımda kalan kısımlar bunlar.
niyetimde olan, hayatıma katmak istediğim bir alışkanlık olduğu için dikkatle okudum. bazı tekrarlar sıksa da kitaptan alacaklarıma odaklandığım için son kısmını biraz sabırla okudum. istifade ettim, inşaAllah hayatıma uygulamak da nasip olur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kimliği beni şaşırtan ilk detay oldu; yıllarca erkek mahlasıyla yazan bu güçlü kalemin arkasında aslında Alice Bradley Sheldon adında bir kadının durduğunu öğrenmek etkileyiciydi. Sırf bu hikaye bile kitaba ayrı bir merak katıyor.

​Eser, tüketim çılgınlığı ve reklam anlayışının bambaşka olduğu çarpıcı bir distopya. Toplumun güzellik standartlarının dışında kaldığı için görünmez sayılan ana karakterimize dev bir şirket tarafından kusursuz bir yaşam vaat ediliyor. Fakat bu durum benlik, insan ruhu ve görünür olma arzusu üzerine derin sorular doğuruyor. Yıllar öncesinden günümüz sosyal medyasına ve kusursuzluk algısına göz kırpması harika.

​İlk sayfalarda diline ve üslubuna alışmakta zorlansam da sonradan kurgu açıldı ve beni içine çekti.

​Düşünmeye iten, abartısız ama keyifli bir bilimkurguydu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken başlangıçta sayfa düzeni ve anlatım biçimi nedeniyle zorlanacağımı düşünmüştüm fakat kitap tahmin ettiğimden çok daha hızlı aktı. Trafikte kırmızı ışıkta bekleyen bir adamın bir anda her yeri beyaz görerek kör olmasıyla başlayan olayların kısa sürede bir salgına dönüşmesi ve insanların karantinaya alınmasıyla hikâye bambaşka bir boyuta ulaşıyor.

Kitabın beni en çok etkileyen tarafı, körlük üzerinden insanın davranışlarını ve içindeki iyilik-kötülük mücadelesini göstermesi oldu. İnsanların görme yetisini kaybettiklerinde bile birbirlerine nasıl davranabildiklerini görmek kimi yerlerde beni çok sinirlendirdi, kimi yerlerde fazlasıyla üzdü. Yaşananları okurken sürekli kendimi karakterlerin yerine koydum ve “Ben olsaydım ne yapardım?” diye düşündüm.

Kitap boyunca çaresizlik, korku, açlık, dayanışma, bencillik ve merhamet iç içe ilerliyor. Gönülden tavsiyemdir.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaş muhabirliği üzerine çokça film vardır ancak bu kitap kadar detaylı bir anı kitabı enderdir. Özellikle mesleği icra etmenin çok daha meşakkatli olduğu 40-50 yıl öncesine dair etkileyici olaylarla bezeli bu kitabı macera filmi izler gibi bir çırpıda okuyacağınızı düşünüyorum. Kitap bence bir mesleğe adanmışlık için de enfes bir örnek. İnsanın idealleri ve hedefi uğruna canını tehlikeye atması, gazeteciliğe olan tutkusu bu kadar net anlatılamazdı. Ek olarak, o dönemin uluslararası siyasetine ve çarpıcı politik olaylarına dair bilgi bankası niteliğinde anekdotların olması da okumayı ayrıca keyifli hale getirmiş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir edebiyat eseri derin psikolojik tahliller, geniş çevre tasvirleri ve edebi değeri yüksek cümlelerden oluşmak zorunda mı?

Bence bir edebiyat eseri sayfaları çevirtebiliyor ve düşündürebiliyorsa iyidir.

Merak ettiğimiz insanların genellikle ne yaptıklarına bakarız, ruh haliye ilgilenmeyiz, burada da İstvan adlı kahramanın nasıl bir kişilik olduğuna kafa yormadan başına gelenleri izledik.

Kargaşadan uzak, kolay bir edebiyat diliyle kurgulanmış, son sayfayı kapatmadan bırakılmayacak, varlığın ve yokluğun geçirgenliği üzerine düşündürecek bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ömer Seyfettin’in Balkan Savaşı sırasında tuttuğu günlüklerden oluşan bu kitap, savaşın ne kadar acımasız ve yıkıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Özellikle askerlerin savaş sırasında hangi zorlu şartlarda yaşadığını, açlık, yorgunluk, korku ve çaresizlikle nasıl mücadele ettiğini görmek oldukça etkileyiciydi.

Kitabı okurken savaşın yalnızca cephede yaşanan çatışmalardan ibaret olmadığını; insanların hayatlarını, umutlarını ve psikolojilerini de derinden etkilediğini daha iyi anlıyoruz. Ömer Seyfettin’in yaşadıklarını doğrudan günlükleri aracılığıyla aktarması da anlatılanları daha gerçek ve çarpıcı hâle getiriyor
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Celâl Şengör'ün kitaplarını okurken en sevdiğim şey, tek bir konuya bağlı kalmaması. Zümrüt Ayna da tam olarak böyle bir kitap. Sayfalar arasında dolaşırken bir bakıyorsunuz eğitimden bahsediyor, sonra tarihe geçiyor, ardından kültür, sanat ve bilim insanlarının yaşamlarına uzanıyor. Fakat tüm yolların sonunda yine bilime, akılcı düşünceye ve sorgulamaya çıkması kitabın en güçlü yanı.
Kitabın başındaki maymun ile öğretmen hikâyesi aslında anlatılmak istenen her şeyi özetliyor. Öğrenmenin, merak etmenin ve sorgulamanın insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri olduğunu çok etkileyici bir şekilde gösteriyor. Daha ilk sayfalarda kitabın genel ruhunu anlamış oldum.
Hasan Âli Yücel'den Barış Manço'ya, bilim insanlarından düşünürlere kadar birçok önemli isim hakkında anlatılan anılar ve değerlendirmeler oldukça keyifliydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rabelais’i okumak benim için sınırları zorlama ve kendime meydan okuma süreciydi. Eğitim, din, iktidar ve özgürlük gibi temaların ölçüsüz bir mizahla işlenmesi başta gözümü korkutsa da süreçten ve kendi seviyemden memnun kaldım.

Gargantua ve ailesinin oburluğu ve bedensel düşkünlükleri başta okura "Bunlar nasıl insanlar?" dedirtiyor. Ancak savaş başladığında düşmanlarına intikamla değil; bağışlayıcı, cömert ve insan odaklı yaklaşımları etkileyici.

Savaşın ardından kurdukları alternatif manastır düzeni ise Rabelais’in geleneksel kuruma eleştirisi. Buraya iradesi kırılmış kişiler değil; eğitimli ve özgür bireyler alınıyor. Rabelais’in varsayımı şu: İnsan özgür bırakılıp iyi eğitildiğinde kendi iradesiyle iyiyi seçer. Bu fikir tartışmaya açık olsa da dönemi için oldukça radikal bir hümanizm örneği.

Rabelais'in bitmek bilmeyen devasa sofra ve tüketim betimlemelerini okurken, umarım o sınırsız alışveriş ve tüketim çılgınlığı size de çok cazip gelmemiştir:)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serhat Kaya’nın denemelerini seviyorum çünkü sanki benim içimdekileri edebi gücüyle yazıya döküyor. Sanki Serhat Kaya ile karşılıklı sohbet ediyormuşuz gibi okudum kitabını. Hayatın ağırlığına “rağmen içimizdeki o canlılığı hatırlatıyor. Herşeye rağmen heyecanını dinamik tutan insanlar var. Bir kitaba, bir çocuğun tebessümüne, henüz yaşanmamış bir güne sevinebilenler… Hayat insanı yorabiliyor fakat rüyalarımızın rengini başkasının seçmesine izin vermediğimizde kendimize biraz daha yaklaşıyoruz. Güzelliklerimizin rengini kendimizin seçtiği bir dünyanın kapısını aralıyor. Kitabı, bir baş ucu kitabı olarak niteleyebilirim. Teşekkürler…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken çok kırıldım! Bir anne olarak beni gerçekten çok etkiledi. Tam anlamıyla bir gerilim romanı; bir çırpıda okunuyor ama etkisi uzun süre devam ediyor. Üstelik anlatılan olayların gerçek olması, kitabı benim için çok daha çarpıcı hâle getirdi.

Paris’te yaşayan, iki çocuklu bir aileyi konu ediyor. Aile, muhtemel bir komşuları tarafından çocuklarına kötü muamele yaptıkları iddiasıyla şikâyet ediliyor. Çocuk esirgeme kurumu devreye giriyor ve asıl olaylar da bundan sonra başlıyor.

Çocukların korunması elbette büyük bir ciddiyetle ele alınması gereken bir konu. Ancak bir ailenin mahremiyetinin bu kadar kolay hiçe sayılması ve yaşananların giderek kontrolden çıkması beni fazlasıyla rahatsız etti.

Kitap boyunca hem gerildim hem de sürekli “Ben olsam ne yapardım?” diye düşündüm. Bittiğinde ise hikâye bitmiş olmasına rağmen hissettirdiği huzursuzluk devam etti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir