Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Haldun Dormen’in hayatına ve meslek serüvenine içeriden bakma imkânı veren, söyleşi havasında ilerleyen samimi bir kitap. Ayrıcalıklı bir aile ortamında yetişmiş olmasının ve yıllar içinde elde ettiği başarıların anlatımına doğal olarak bir özgüven, hatta yer yer hafif bir ego duygusu yansıyor. Ancak bunu çok da yadırgamıyorsunuz; çünkü Türk tiyatrosunda bıraktığı iz ve mesleğindeki konumu düşünüldüğünde, bu özgüvenin bir karşılığı var. Kendi hayatını, başarılarını ve yaşadıklarını açık yüreklilikle anlatması, özellikle tiyatroya ilgi duyanlar için kitabı daha da ilgi çekici kılıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ali Hazelwood’un kitaplarında romantizmden ziyade kullandığı esprili yazım dili benim daha çok hoşuma gidiyor. STEM, akademik dünya, bilim ve bolca esprili diyaloglar… Hazelwood Sinematik Evreni’nde bunlar artık genel bir tema.

Öğrencilerinin komik e-postaları da çok keyifliydi. Akademik dünya, diyabetin günlük hayatta sunduğu teknolojik kolaylıklar ve aromantik/aseksüelliğin ne olduğu hakkında hiç bilmediğim şeyler öğrendim. Yani Hazelwood, eğlendirirken bir yandan da bilgilendiriyor.

Kısacası; çok düşünmeden, kendi kendime gülümseyerek okuduğum keyifli bir romantikti. Bazen kitaplardan beklediğim tek şey de bu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Soframıza gelen bir dilim ekmeğin ardında ne kadar büyük bir emek ve uzun bir yolculuk olduğunu anlatan kıymetli bir kitap.

Bir buğday tanesinin toprağa düşmesiyle başlayan hikâye; toprağın, güneşin, yağmurun ve insan emeğinin bir araya gelmesiyle büyüyen buğdayın dönüşümünü ve sonunda soframıza ulaşan ekmeğe dönüşmesini anlatıyor.

Ekmeğin soframıza gelinceye kadar geçirdiği her aşamayı takip ederken aslında yalnızca bir yiyeceğin yolculuğuna değil, doğanın döngüsüne, emeğin değerine ve sahip olduklarımızın ardındaki görünmeyen çabaya da şahit oluyoruz.

Çocuklara ekmeğin sadece sofraya konulan bir yiyecek olmadığını; toprağın, doğanın ve pek çok insanın emeğinin buluşmasıyla ortaya çıktığını anlatması açısından çok kıymetli.

Bir dilim ekmeğe bakışımızı değiştiren, emeği fark etmeyi, nimetin kıymetini bilmeyi ve doğayla kurduğumuz bağı düşünmeyi sağlayan sıcacık ve öğretici bir hikâye.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kobo Abe ile tanışma kitabım Kumların Kadını oldu ve kitabı bitirdiğimde neden Japon edebiyatının en önemli yazarlarından biri olarak görüldüğünü çok daha iyi anladım. Franz Kafka’ya benzetilmesinin boşuna olmadığını da bu kitap sayesinde gördüm. Çünkü okurken sürekli bir huzursuzluk hissi, açıklayamadığınız bir sıkışmışlık ve karakterle birlikte giderek büyüyen bir çaresizlik duygusu size eşlik ediyor.
Hikâye, böcek koleksiyonu yapan ve yeni türler keşfetmeye meraklı öğretmen Cumpei Niki'nin kısa bir araştırma gezisine çıkmasıyla başlıyor. Ancak bu sıradan gezi, hayatını tamamen değiştirecek tuhaf bir olayla bambaşka bir yöne evriliyor. Kitabın en etkileyici taraflarından biri de burada başlıyor. Yazar bize olup biteni uzun uzun açıklamıyor. Biz de Cumpei ile birlikte anlamaya, sorgulamaya ve içinde bulunduğu durumun ne olduğunu çözmeye çalışıyoruz. Bu da merak duygusunu sürekli canlı tutuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın en etkileyici yanı, olayları alışılmışın dışında bir bakış açısından anlatmasıydı. Daha ilk sayfalardan itibaren kendimi farklı bir hikâyenin içinde buldum. Çünkü bu kez olan biteni yaşayanların değil, hayattan koparılmış insanların gözünden izliyoruz. Ölümün ardından geride kalanları seyretmek, söylenemeyen sözlere, yarım kalan hayallere ve kapanmayan yaralara tanıklık etmek beni derinden etkiledi.
Okurken yalnızca bir olay örgüsünü takip etmiyorsunuz; aynı zamanda kaybın, çaresizliğin ve özlemin ağırlığını da hissediyorsunuz. Karakterlerin yaşadığı korkular, pişmanlıklar ve umut kırıntıları öyle güçlü aktarılmış ki zaman zaman boğazım düğümlendi. Özellikle geride kalan insanların hayatlarına devam etmeye çalışırken yaşadıkları acıları, ölülerin gözünden görmek oldukça sarsıcıydı.
Polisiye tarafı da merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Sayfalar ilerledikçe olayların nasıl çözüleceğini öğrenmek istedim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Normalde her kitap içine iyi ya da kötü bir not alır, ardından kitap ile tartışırım. Ancak bu kitapta kalem oynatamadım. Tam bir başucu eseri. Ara ara dönüp okunacak, insanı hayata, kendine ve çevresine dair sorgulamaya sevk edecek kısa bölümler ve küçük hikâyelerden oluşuyor.

“Hayatı genişlet” bölümü, saatler süren bir konferans kadar etkili. Hızlanan hayatın içinde bazı şeyleri kaçırdığımızı fark ettiriyor. Yürüyüşün önemine ve faydalarına değinirken, aynı anda birçok şeyle uğraşmak yerine tek bir alana odaklanmanın bizi daha üretken ve başarılı kılacağını söylüyor. Sağlığımız için çaba göstermemiz gerektiğini de hatırlatıyor.

fark edilmek isteyenlerij; giderek birbirine benzeyen modern dünyada fark edilmenin zorlaştığına dikkat çekiyor. Modern dünyanın anneliği nasıl yıprattığına da değinen kitap, adeta bir psikoloji dersi veriyor. Empati, farklılıklar, hoşgörü ve ahlak üzerine düşündüren, okunmaya ve tekrar dönülmeye değer eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnanılmaz etkilendiğim bir kitap oldu. İçeriğinin bu kadar ben’den olacağını tahmin etmemiştim. Yazarın kanser olduğunu öğrendikten sonraki duygularını, yaşadıklarını, yaşamak istediklerini vs anlatır sanıyordum. Yanılmışım. Tokat gibiydi benim için. 8 yıllık bir yoğun bakım hemşiresi olarak hastaların en zor ve son anlarında yanında bulunduğum ilk andan ve devam eden meslek hayatımdaki son ana kadar Paul’un hasta bakış açısının geçtiği her dönemden geçtim, geçmekteyim. Çok etkilendim. Yazık biz sağlıkçılara dedim. Dünyanın her yerinde benzer duyguları yaşıyoruz demek ki. Dönemsel olarak okuyacağım bir kitap olacak benim için. Zira “Vicdan aşınması” yaşamamak için her nöbetimde uğraşıyorum. Bu kadar iyi anlatılabilirdi. Kitabın da çok güzel hissettirdiği gibi insan umut etmekten asla vazgeçmiyor. İnsanı hayatta tutan umut, yoksa hepimiz öleceğimizi bilerek yaşıyoruz. Ne zaman olduğunu bilsek ne değişecek ki :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Böylesine geniş çaplı bir konunun(3'lük yasası, boyutlar ve kısacası varoluşun dinamikleri) fiziksel aklın anlayabileceği, kendince bir bağlantı ve benzerlik kurabileceği, günlük hayatın içinden örneklerle bağdaşabilecek, anlanabilecek şekilde yazılmış olması şahsen beni en çok etkileyen etken. Sonuçta anlatmak istediklerimiz anlatabilme yeteneğimiz kadar. Kitabı anlayabilmek ve özellikle sindirmek için biraz da olsa spiritüel bir bilgi birikimi gerekiyor, evet. Fakat zaten böyle konularla ilgilenmeyen birinin de bu kitabı okuyacağını pek sanmıyorum. En çok zevk aldığım kısım sanırım üçlük yasasının olduğu kısım ama her kelimesi çok değerli. Tezahür evrenini oluşturan o sözde ulaşılamaz, algılanamaz, anlanamaz yasaların ve etkenlerin günlük hayatımızdaki yansımaları nasıl oluyor? Hangi prensipler ne şekilde etki ediyor?
Fiziksel olmayandan fiziksel olana doğru nasıl bir süzgeç mantığı mevcut? Bu tarz soruları merak ediyorsanız kesinlikle okumalısınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fenikelilerin tarihini, kültürünü ve Akdeniz dünyasındaki etkisini anlamak için güzel bir giriş kitabı niteliğinde. “Fenike” adının Yunanlılar tarafından verildiği, Fenikelilerin ise büyük ihtimalle kendilerini Kenanlı olarak adlandırdıkları unutmamak lazım. Yunanlıların Fenikelilerden kültürel açıdan çok şey öğrendiği ve esinlendiği de dikkat çekici. Özellikle müthiş tüccarlar ve denizciler olan Fenikelilerin Akdeniz’in birçok noktasında ticaret kolonileri kurmaları oldukça etkileyici. Malta, Sicilya, Kartaca, Cádiz ve İber Yarımadası’nın Atlantik kıyıları bunun önemli örnekleri. Genel olarak akıcı ve faydalı bir kitap; ancak bazı konuların daha derinlemesine ele alınmasını isterdim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1826 yılının Osmanlı İstanbul'unda geçen, tarihi polisiye ve macera türünde bir roman. Yazar romanda klasik edebiyattaki "zincirbend" (koşma) tekniğini kurguya uyarlamış. Her bölüm farklı bir karakterin gözünden anlatılırken, bir bölümün son cümlesi, bir sonraki bölümün ilk cümlesini oluşturuyor. Bu teknik kitaba yüksek bir ritim ve edebi bir estetik kazandırmış. Dolambaçlı dilden uzak, oldukça akıcı, merak uyandırıcı ve okuru yormayan bir üslubu var. Tarihsel gerçeklikle kurgusal soygun dinamiklerinin harmanlanması, karakter derinlikleri ve ters köşelerle dolu kurgusu, okuyucuyu sürekli tetikte tutuyor. Temposu hiç düşmeyen, hem Osmanlı tarihine meraklı okurları hem de soluk soluğa bir polisiye/macera arayanları tatmin eden rafine bir dönem romanı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir