Bin Muhteşem Güneş
Bin Muhteşem Güneş

Kitapyurdu Fiyatı: 357,00TL

Ürüne Git
1993Yorum
Bazı kitaplar okunduktan sonra zihinde fikirler bırakır, bazıları ise insanın içine yerleşir. Bin Muhteşem Güneş benim için ikinci gruba dahil oldu. Kitabı bitirdiğimde aklımda savaşın tarihi ya da Afganistan'ın siyasi geçmişinden ziyade, hayatın en sert koşullarında bile insanı ayakta tutabilen bağlar kaldı. Meryem ve Leyla'nın hikayesi, aynı acının farklı yüzlerini gösterirken dayanışmanın ne kadar dönüştürücü olabileceğini de hissettiriyor. Haled Hüseyni, karakterlerini kahramanlaştırmadan anlatmış. Onları kusurları, korkuları ve kırılganlıklarıyla olduğu gibi bırakmış. Bu yüzden yaşadıkları daha gerçek, daha sarsıcı geliyor. Bin Muhteşem Güneş, benim için insanın umuda yer açmak için gösterdiği dirençle bile yaşayabileceğini düşündüren nadir romanlardan biri oldu. Kader bazen elinden her şeyi alır, geriye kim olduğunu bırakır.
Benim için iz bırakan bir kitap oldu. Roman kahramanlarının yaşadığı acılara da üzüldüm romanın bittiğine de.Böylesi bir şeyi ilk kez yaşadım .
bir arkadaşım öve öve bitiremedi bu kitabı, övdüğü kadar varmış.
Kadınlık, annelik, fedakârlık, dostluk ve umut üzerine bir roman. Bence romanı güçlü yapan şey savaşın kendisinden çok, savaşın sıradan insanların hayatında yarattığı yıkımı göstermesi.
Okurken bir yandan ağlayıp bir yandan sinir krizi geçireceğiniz bir kitap. Meryem' in çaresizliğini, babasının hayallerindeki baba olmamasını, kocası olacak adamın yaptığı eziyetleri; Leyla' nın yaşadığı aşkı, sonrasında kaybettiği her şeyi ve bu iki masum yüreğin bütün zorluklara karşı sırt sırta vermelerini bütün duygularınızla okuyacaksınız. Hosseini ülkenin durumunu insanlığın yaşadıklarını acı ama gerçek bir şekilde akıcı bir dille okuyucuya aktarmış. Tek kelime ile MUHTEŞEM bir kitap.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve keyifle, sıkılmadan okudum. Kitap Afganistanda bir yandan aile, dostluk, pişmanlık, anne baba çocuk sevgisi veya eksikliği gibi bir çok duyguya, insanların acımasızlığına temas ederken, bir yandan da hikayesi geçen insanlarla ülkenin kimliği hakkında bilgi ediniyorsunuz. Savaşın o kötü, acımasız ve bitmek bilmeyen tarafını çok iyi hissediyorsunuz ve karakterler de aynı şekilde direk etkileniyor savaştan. Okudukça kitap sizi içine çekiyor ve yaşıyormuş gibi okuyorsunuz...
Bin Muhteşem Güneş’i okumak, bir hikâyeyi takip etmekten çok, iki kadının hayatını omuzlarınızda taşımak gibi. Mariam’ın sessiz acısıyla Laila’nın inatçı umudu birleşince ortaya çıkan şey, sıradan bir dostluk değil; en karanlık günlerde bile insan kalmanın mümkün olduğunu gösteren bir yemin. Hosseini’nin sade dili, en ağır duyguları fısıltıyla anlatıyor. Kitabı bitirdiğinizde bir süre hiçbir şey okuyamıyorsunuz. Çünkü o iki kadın, o ev ve o suskunluk bir yerlerde kalmaya devam ediyor. Güçlü, unutulmaz ve yüreğe işleyen bir roman.
Yorum yapılamayacak kadar güzeldi
afganistanda yaşanan cinsel eşiysiLiği anlaran güzel kirap
afganistan... canım kadınlar... en çok onlar yandı üzüldü heba oldu.. muhteşem bir roman
Muhteşem,akıcı hüzünlü ve gerçekçi.Orta Doğunun gerçekleri,sevgisizliği ve dogmatik zihniyetini şahane anlatmış.En beğendiğim kitaplar arasında yerini aldı.bitsin istemedim.
Kitap için yapılacak pek bir yorum yok bence kesinlikle okunması gereken kitaplardan. Yazarın ilk uçurtma avcısı kitabını okudum ikisi de insanın içine dokunan mükemmel kitaplardı
yazarın her romanı gibi bu da harika
Uçurtma Avcısı’ndan sonra yazarın kaleminin gücüne bir kez daha hayran kaldım. Bu kez odağına iki kadının, Meryem ve Leyla’nın kesişen kaderlerini, dostluklarını ve Afganistan'ın savaşla değişen çehresini alıyor. Coğrafyanın kadınlar üzerindeki ağır yükünü, fedakarlığı ve her şeye rağmen yeşeren umudu o kadar içten anlatmış ki, boğazınızın düğümlendiğini hissedeceksiniz. Yüreğe dokunan, bittikten sonra bile uzun süre zihni meşgul eden muazzam bir roman.
Çok kitap gelir geçer okurların elinden fakat bazıları çok farklı izler bırakır. Bir Milyon Güneş de elimden bıraksam bile zihnimde dönüp dolanmayı başaran bir kitaptı. Afganistan'ın Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmesinden itibaren bu ülkenin kadınlarının ve çocuklarının yaşamış olduğu zorlukları ince ince işlemiş. Kitabı okumaktan ziyade yaşıyorsunuz. Uzun süredir günde 300 sayfadan fazla kitap okuyamayan birisi olarak bu kitap ayrıca bana ilaç gibi geldi. Ülkemizde sahip oldukları algı sebebiyle ön yargıyla yaklaştığım bu toplumun insanlarına karşı çok farklı bir bakış açısı kazandım. Şiddetle tavsiye ediyorum, bence herkes hayatında bir kez bu kitabı muhakkak okumalı.
Yazarin baska kitaplarini da okumustum. Hepsi ayri guzel
Yazarın ilk kitabı Uçurtma Avcısı ile beraber almıştım. İlkinde olduğu gibi bu kitabını da soluksuz bitirdim. İnsani değerler üzerine kalıcı etkiler bırakıyor. ilk kitaba göre kurgu biraz daha abartılı gözüksede okuyucuyu dönemin gerçekliğine çekmeyi başarıyor
fganistan'ın savaşlarla geçen yıllarında iki kadının kesişen hayatlarını, dostluğu ve fedakarlığı yürek burkan bir dille anlatan etkileyici bir roman.
ortadoğuda insanca yaşamak zor ama kadın olarak yaşamak daha zor ruhum sızlayarak okumuştum kitabı her gördüğümde hala içim acır ah meryem
ağlayarak okumuştum çok güzeldi yazarın 3 romanını okudum en zirve bu