Şah ve Sultan
Şah ve Sultan

Kitapyurdu Fiyatı: 326,70TL

Ürüne Git
2937Yorum
Şah ve Sultan , İskender Pala ile tanışma kitabım oldu. Bu romanda beni en çok etkileyen şey, iki hükümdarın arkasında mücadele eden insanların sessiz çığlığıydı. Okudukça fark ettim ki asıl yükü taşıyanlar Şah İsmail ya da Yavuz Sultan Selim değildi. Taçlı, Kamber, Hüseyin ve Ömer gibi niceleriydi. Taçlı, inancın ve sevginin insana nasıl ağır bir yük bindirebildiğini gösterdi bana. Seçmediği bir tarafın bedelini ödeyen, susarak direnen bir kalp gibiydi. Kamber, sadakatin en sessiz haliydi. İtiraz etmeyen ama en çok yorulanlardan biri. Hüseyin, taraf olmanın kaçınılmazlığını ve seçememenin insanda bıraktığı o derin çaresizliği taşıyordu. Ve Ömer.. Doğruyu bilmenin ama onu yaşayamamanın ağırlığını omuzlarında taşıyordu. Büyük idealler, büyük sözler ve büyük kavgalar arasında en çok canı yananlar hep arada kalanlar oluyor. Kitabı kapattığımda kazananları düşünmek istemedim, tarihin satır aralarında kaybolan hayatları düşündüm. Tarih ilerledi ama kimse aynı yere varamadı..
inşaatçı80 03 Mayıs 2026
Bu ne güzel yorum sevgili dost.
Tarih kitaplarında Yavuz'un seferini,Çaldıran zaferini veya Osmanlı'nın Ortadoğu'ya yayılışını okur öğreniriz.Ancak,her ne kadar kurmaca da olsa öğrenmenin de ötesine gereçek bu tarihte yaşamayı deneyimlediğim bir kitap oldu Şah ve Sultan.O dönemin insanlarıyla yine o dönemin diliyle konuştum, tehlikelerinden ürktüm, kavgaların yıkıcı etkisini yaşadım.Ayrıca, bir Doğulu olarak aynı coğrafyada yaşadığım için daha da içine çekti beni.Çok merak ettiğim tarihi karakterlerin bu denli yakınında bulunmak, adı sanı geçmeyen nice insanın bu iki devin kapışması sonucunda savrulmalarını izlemek, geçmişte kalan bir olayda yaşayıp hiç gelmeyecek bir gelecek için endişelenmek çok başka bir deneyimdi benim için.Tarih kitaplarının o donuk anlatısındaki karakterlerin fedakârlık, aşk ve cesaret gibi en insanî duygularla yeniden canlanışı bu eserin en güçlü yanı bence.Nihayetinde yukarıda anlattıklarım,bu eserden beklentilerimdi ve doğrusunu söylemek gerekirse beklentilerimi karşılayan bir kitap oldu
Beni iskender palayla tanıştıran ilk romanıdır ve bambaşka bir romandır kesinlikle okunması gereken romanlarından
Şah ve Sultan’ı çok severek okudum. Tarih derslerinde savaşların sonuçlarını, kimin kazandığını, kimin kaybettiğini öğreniyoruz. Şimdi ise mücadelenin içinde kalan insanların hayatlarına, sevgilerine, korkularına bakıyoruz. Bildiğimi sandığım bir dönemi bambaşka bir taraftan gördüm. Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim’i güçleri kadar tutkuları, zaafları ve çelişkileriyle okumak çok etkileyiciydi. İnançla iktidarın birbirine karışması da insanı düşündürüyor. Hükümdarların büyük ideallerinin bedelini, kendi küçük hayatlarını yaşamaya çalışan insanlar ve elbette kendi öz hayatları ödüyor. Aşkın bütün bunların içinden geçerek anlatılması ise kitabı benim için daha da güzel yaptı. Küçücük bir incinin hikaye boyunca taşıdığı anlam ve sonunda yerine oturan bağlantılar… Kitabı bitirince başlangıcını yeniden düşünmek istedim. Hem merakla okuduğum hem de bitirdikten sonra zihnimde devam eden, şahane bir romandı.
Şah ve Sultan, Çaldıran’ı yalnızca iki hükümdarın karşı karşıya geldiği büyük bir savaş olarak değil, inanç, iktidar, aidiyet ve korkunun birbirine karıştığı bir kırılma olarak anlatıyor. Romanın en güçlü tarafı, Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail’i tarihin donmuş isimleri olmaktan çıkarıp zaafları, tutkuları ve yalnızlıklarıyla göstermesi. İskender Pala’nın dili yer yer şiirsel, yer yer oldukça yoğun; özellikle aşk ve tasavvuf eksenindeki bölümlerde anlatımın ağırlaştığı oluyor. Buna rağmen tarihî atmosfer güçlü ve Çaldıran’a giden sürecin gerilimi iyi kurulmuş. Roman boyunca insanın inandığı şey uğruna nereye kadar gidebileceği, iktidarın kardeşliği nasıl düşmanlığa çevirebildiği sık sık düşündürüyor. Alevi-Sünni ayrışmasını tek taraflı bir slogan düzeyine indirmeden ele alma çabası da ayrıca değerli. Tarihî roman sevenler için sadece savaş anlatan değil, savaşın insanlarda ve toplumda bıraktığı izi de göstermeye çalışan etkileyici bir roman.
Od kitabindan sonra bunu okudum ve kalemini begenmeye basladim. yavuz sultan selim ve sah sultan arasinda gecenler hikaye edilerek anlatılmıştır.
Osmanlı tarihinin en kudretli padişahlarından sayılan ve 8 yıla 80 yıllık iş sığdıran padişah olarak bilinen I. Selim ile Şah arasındaki tarihi süreci bizlere edebi bir dille sunan önemli bir eser
Romanın içinde tarihi o kadar güzel akıcı bir şekilde sunulmuş ki elinden bırakmadan okunuyor.
iskender pala ile ilk tanısma kitabım cok güzeldi herkese tavsiye ederim
Bazı kitaplar okunmaz, insanın içinde yaşanır. Şah ve Sultan da tarih sayfalarından çıkıp aşkı, inancı, iktidarı ve insan olmanın en büyük çatışmalarını kalbinize bırakan bir eser. Şah ile Sultan’ın mücadelesi üzerinden aslında insanın kendi içindeki savaşına tanık oluyorsunuz. Bittiğinde elinizde yalnızca bir roman değil, uzun süre zihninizde ve gönlünüzde taşıyacağınız bir hikâye kalıyor.
bu hikayede yanan kamber ve hüseyin’e oldu.Taçlı’nın dramı da çok üzücü.Bir savaş var ortada ve kazananı yok gibi.O savaşsan sonra kazanan bile nice dertlere düşüyor.Çaldıran savaşından sonrası mükemmel yazılmış,hele sonu müthişti.
Tarihi romanlar zaten ilgimi çekiyor.İskender pala da bu romanları çok iyi anlatıyor.Tarih içinde dolaşırken şairane kelimelerle içinizin ısındığını hissediyorsunuz.
İskender Pala‘dan genelde şaşırtmayan bir eseri çıkmış sade, akıcı ve bonusu itibari ile sürükleyici bir kitap
arkadaşımın tavsiyesi üzerine okudum, bayıldım,şimdiye kadar okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesi.O yüzden Yigenime de hediye aldım,hem tarihi hem edebiyat karışımı bir kitap, muhteşemmm
Muhteşem bir iskender pala eseri daha severek ve merakla okudum
Hocamın bilgi ve kaleminin kalitesi tartışılmaz. Ancak, Taçlı Hatun'un esir düşmesi hadisesinde, sadece Osmanlı kaynaklarını esas alması, romanın sürükleyiciliği açısından düşünülmüş olsa gerek. Zira, Taçlı Hatun, bir gün gibi bir süre içerisinde Hoy şehri yakınlarında bulunmuş ve Şah İsmail'in yanına ulaştırılmıştır. Hatta, Şah İsmail'in yerine geçecek kişiyi de kendisi seçmiştir. Onun dışında, muazzam bir eser olduğunu söylemek gerekir. "Hiç bitmesin." diyeceksiniz.
Dili güzel ve akıcı,ama iyi bir okuyucu için biraz sade kalabilir ustalık döneminde okunacak kitaplar arasında değil çünkü oradaki duygu geçmiyor usta okuyucuya biraz sade kalıyor, üniversite yıllarında okunacak keyifli tarihi bir roman
Her zaman başarılı oldu ve yine şaşırtmadı şahane bi kitap
İskender Pala'nın kalemini çok seviyorum. Kitaplarını okurken zamanın nasıl akıp gittiğini anlayamıyor insan. Tarihi roman severler için bu eserini şiddetle tavsiye ederim..
iskender pala okumayı, onun kaleminin ağırlığı arasında erimeyi çok seviyorum. Her kitabı ayrı bir başyapıt...