7Yorum
Bir Japon ailesinin yaşamından bir kesit, basit bir roman gibi algılanmamalı. Çok sıradan diye düşünebilirsiniz ama çok derinlikli bir hikaye anlatılan, hayatın ta kendisi.
Bir aile içindeki yaşanan çoğunlukla jenerasyon farkından doğan çekişmeler, anlaşmazlıklar, farklılıkları anlatılmış. Hikayenin işleyişini Yosujiro Ozu filmlerine benzettim. Sakin, durağan ama duygu yüklü.
Yasunari Kavabata'nın tarzını seviyorum. Kitapları çok durgun ancak duygu yüklü. Japon Edebiyatı'na ilgi duyanlar veya merak edenler mutlaka okusun.
Kitapta her şey var – sevgi, nefret, ihanet, ölüm, yaşam, doğa ve s., ama aynı zamanda da sanki hiçbirşey yok. Okurken, savaş öncesi ve savaş sırasında büyüyen iki nesil arasındakı farkı, savaşta eşlerini kaybeden Japon kadınları göreceksiniz. Japon müzikal drama türü olan Noh'la tanışacaksınız. Kendinizi küçük Japon ailesi ile aynı evde yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz, kenardan sessizce bu aile içi ilişkileri, saygıyı ve sorunları gözlemleyeceksiniz. Kitap kısacık bölümlerle yavaş yavaş akıp gidiyor, öylesine başlayıp – öylesine de bitiyor. Çok güzel. Beyendim.
Kitap II.Dünya Savaşı ertesinde Japonya'daki tipik bir Japon ailenin sıradan yaşamını ve ilişkilerini anlatmakta.Böyle dingin bir anlatımla ancak bu kadar anlatılabilirdi kendi toplumunun yaşam şekli,değerleri,hayatı algılamaları.Japon toplumunu anlamada kesinlikle tavsiyeye değer bir eser...
Kitapla ilgili yazılan yukarıdaki yazıya hiç aldanmayın çünkü çok abartılmış. Kısaca ifade etmek gerekirse, Şingo adlı yaşlı bir adam ana karakter olarak ele alınarak, aile içerisinde yaşanan bazı sıkıntılar anlatılmakta. Anlatırken de bir yandan çiçeklerden, bitkilerden de bahsedilmekte. Ben çok etkilenmedim, açıkçası daha mistik bir kitap olacağını umuyordum ama oldukça sıradan.
Bu kitabı merak ediyorum açıkçası. Daha önce uzak doğu kökenli bir yazarın kitabını okumadım.