Nar Ağacı
Nar Ağacı

Kitapyurdu Fiyatı: 412,50TL

Ürüne Git
3336Yorum
Yazarı ilk defa okuyacaklar için yazarın kelimelerle oynama biçimi anlamanızı zorlaştırıp ağır bir dil olarak karşınıza çıkabilir. Ama konuya adapte olup bağ kurduktan sonra meraklı ve akıcı giden bir kitap. Tarihten bazı önemli olaylar kısa olarak konu içerisinde sıkıştırılıp sadece romantik bir kitap olarak algılanmanın ötesine geçilmiştir bana göre. Kader, ölüm, kardeşlik ve savaş gibi konuların yanında yazarın Trabzon kültürünü de kendi mayasından akıttığını görmüştüm. Trabzon ve İran’a merak duymanız kaçınılmaz olabilir :) İnsanın bazen Nazan Bekiroğlu’na tüm hayatını anlatası ve “ben akıtamadım zihnimdeki düşünceleri mavi mürekkebe. Siz yazın beni tüm zarafetinizle” diyesi geliyor. Duygusal bir kitaptı vesselam. Okuyun, okutun.
Nar Ağacı, insanın geçmişin izini sürme isteğini, savaşın ve ayrılıkların hayatlara nasıl dokunduğunu anlatan hem tarihi hem de duygusal yönü güçlü bir roman. Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’e uzanan bu hikâyede, aşk da var, hüzün de, kavuşmalar kadar ayrılıklar da… Bekiroğlu’nun dili çok zarif ve etkileyici, bazen bir mektup gibi, bazen bir hatıra gibi akıyor satırlar. Kitabın en güzel yanlarından biri, insanın köklerini keşfetme isteğini çok içten işlemesi. Karakterlerin yaşadığı dönüşümler, okurun da kendi geçmişine, ailesine, hatta kendi yolculuğuna bakmasına neden oluyor. Anlatımı yer yer ağır gelse de, kitabın atmosferi ve duygusu uzun süre insanın içinde kalıyor. Okurken bir yandan tarihin tozlu sayfalarında geziniyor, bir yandan da içsel bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Eğer derin, dokunaklı ve iz bırakan romanları seviyorsanız, Nar Ağacı tam o kitaplardan biri.
“Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim” Geçen seneden beri okumak için beklettiğim eseri okudum ve geldim. Yine neden bu kadar beklediğimle alakalı bir pişmanlık hissediyorum; ama her eserin de bir zamanı olduğunu düşünüyorum her zaman. Karakterimiz anneanne ve dedesinin geçmişini öğrenmek için bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculuk da Nazan Bekiroğlu o kadar güzel bir anlatım yapmış ki, ben yeri geldi Trabzon’da savaşın ortasında kaldım, yeri geldi güldüm, yeri geldi özlem çektim. Okumam boyunca kader mi insanı aşka götürür, yoksa aşk mı insanın kaderini çizer diye sordum durdum kendime. Duygularını okuyucuya bu kadar derinden hissettiren bir kalem benim için her zaman çok kıymetli olmuştur. Eserle ilgili çok detay vermek istemiyorum fakat; duygu yüklü ve tarihî derinliği olan, mükemmel bir kalemden çıkmış eser arıyorsanız; Nar Ağacı bu arayışınızın karşılığı olan bir eser. Aşkla, kitapla, sevgiyle kalın.
Balkan Savaşları ,1.Dünya Savaşı…Parçalanmış hayatlar,dağılmış coğrafyalar,savaşın böldüğü insanlar..Yazarın Trabzonlu anneannesi Zehra ile büyükbabası Tebrizli Setterhan’ın kaderleri nasıl birleşecek.. Trabzon,Tiflis,Tebriz,Batum,İstanbul’daki kültürel yapı,etnik çeşitlilik romanı cazip kılıyor.Savaş,göç,tehcirin soğuk yüzünü okurun yüzüne çarpıyor. Özellikle Balkan harbine gitmek isteyen Trabzon’dan gönüllü yazılan İsmail ve anlattıkları- Balkanlardan İstanbul'a akın akın gelen insan güruhu- beni derinden etkiledi. Trabzon'a giren Ruslardan İstanbul'a kaçan Zehra'nın ailesinin bu göçte yaşadıklarını iliklerinizde hissediyorsunuz.
Tarih seven okurlar için birebir bi kitap. Olayların geçtiği yerleri gezip görme isteği de uyandırıyor ayrıca.
yıllar önce almıştım fakat bir türlü kütabın içine girmeyip bıraktım. Yine de tavsiye ederim. Nazan Hanım edebiyatın duayenlerindendir.
Çok güzeldi. Su gibi akıp gitti. Konu güzel, dil güzel. Kesinlikle okunmalı…
Nazan Hanım ın kalemiyle Kelimeler vesilesiyle tanışmıştım yıllar önce çok sevdiğim aklımda kalmıştı.Nar Ağacı ile büyülendim hiç bitmesini istemediğim ama her küçük boşlukta okuduğum bi roman oldu.Yalnızca aklımda bi soru kaldı Sofya’ya ne olduğu..Kitapçı dükkanı yağmalanmıştı ama sonrası gelmedi.
bazı yerlerinde tıkandığım oldu ama genel olarak guzel bir yolculuktu
Yani a kişisi ile b kişisinin nasıl tanıştıdığını anlatıyor kitap. Ama a kişisinin c ile, b kişisinin d ve e kişileriyle olan aşkını. O anlardaki tarihi atmosferi daha fazla okuyup, sıra a ile b kişisinin aşkına ve o anki tarihi olaylara gelince en fazla 20 sayfada bitiriyoruz. Dilini de beğenmedim.
Okuma hayatım boyunca okuduğum ilk aşk romandır,etrafıma göre bu kitapla baslamamaliydim bu türe ama ben çok severek okudum...tarih,aşk ve bolca mesafe...
kitaplığımin göz bebeği... sona doğru yaklastikca bitmesin diye hergun sadece bir sayfa okudugum kitap. yerini hic bir kotap dolduramadi..
Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu’nun kendi aile köklerinden ilham alarak yazdığı; Balkan Harbi, I. Dünya Savaşı ve Rus Devrimi’nin gölgesinde şekillenen destansı bir romanıdır. Trabzon, Tebriz, Tiflis ve Batum arasında mekik dokuyan kitap, büyük altüst oluşların ortasında yolları kesişen insanların göç, savaş, kader ve aşk hikâyesini anlatır. Nazan Bekiroğlu bu romanda; siyasi sınırların, savaşların ve ideolojilerin insan hayatını nasıl darmadağın ettiğini anlatırken, insan ruhunun ve aşkın her türlü yıkımdan daha güçlü olduğunu muazzam, şiirsel bir dille gözler önüne serer.
yazarın dili biraz ağır. ama okumaya değer
Yazarın ilk olarak MÜCELLA adlı eserini okumuş ve anlatımını beğenmiştim. Bu eserde ise bambaşka bir seviyeye çıkılmış. Azerbaycan, İran ve Karadeniz kültürüne ait çok fazla şey öğrendim okurken. Ön planda tabiii ki de aşk var ancak okurken sizi bu aşktan ziyade arka plandaki savaş, muhacirlik, kültürler arası benzerlikler daha çok etkiliyor.
Tarihi coğrafyayı iki farlı dünyayı olayları çevresiyle anlatan ve olaylar nasıl birleşecek deyip merakla okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Nazan hocamın okuduğum ilk kitabı gerçekten bayıldım.
Nazan Bekiroğlu’nun okuduğum ilk eseriydi. Ama çok beğendim ve iki yıl arayla tekrar okudum. Aynı keyfi aldım. Bir süre sonra tekrar bile okuyabilirim.
trabzon, tebriz, tiflis, batum ve istanbul hattında ilerleyen, tarihi olaylarla iç içe geçmiş bir aşk ve kader hikâyesi anlatıyor. iki farklı dünyanın insanı trabzonlu genç kız zehra ile tebrizli bir halı tüccarının oğlu settarhan'ın birbirlerini buldukları süreye kadar yaşadıklarını, acılarını, aşklarını, savaşlarını... ordan oraya savrula savrula birbirlerine akışlarını... dili inanılmaz şiirsel ve yoğun, duygu derinliği insanın gözlerini dolduracak kadar yüksek...
Severek takip ettiğim bir kadının bu kitabı övmesinden dolayı aldım ama ilk önce Yusuf ile Züleyha'yı okuyacam Allah'ın izniyle
O kadar çok seviyorum ki bu kitabı. Kendim okudum, sesli dinledim.. Şimdi de çok sevdiğim birine hediye aldım. Okuyun, okutun..