41Yorum
Odamda Yolculuk
Yürümek Thoreau'dan Woolf'a pek çok yazarın zihnini üzüm kurusu ve pekmez kadar açmıştır. Yolculuk daha doğrusu; bir yerden başlayan ve nerede biteceği belli olmayan, alnın çatına takır takır yağan bir im boranı. Dolmayı bekleyen çoğu boşluğu doldurur, geri kalanlardan siz sorumlusunuz. Yeterince gitmediniz demektir. Ben şahsen yaşadığım yerin kalesine -ki var olsun, bir senede verdiğim otuz kilonun çoğundan mesuldür- koşarken hayatımı tekrar tekrar kurarım. İnsanları kurarım, evreni kurarım. Canlanan görüntüler gün düşlerine dönüşür de ölümü dahi severim, anın keyfine varmamı sağladığı için. Birkaç adım yeter, Şirinler'i görürüm yahu. Bu dayımız, bir düello sonucunda ceza olarak hapsedildiği odasını adımlarken dört duvarı zamanın içinde eritir, eşyaların ruhlarını kendisininkiyle birleştirir ve sonsuz bir mekanın tuhaf, şen havasıyla oradan oraya yürür de yürür. Kendine ait bir odası vardır ve yazması için de kağıdıyla kalemi. "Gerçekten de herkesten gizlenerek çekilebileceği küçücük bir odası bile olamayacak kadar bahtsız, terk edilmiş olabilir mi insan? İşte, yolculuğun bütün hazırlığı bundan ibaret." (s. 9) Maistre odasını okur için kurar. Dikdörtgen, çevresi otuz altı adım, tablolar ve kitaplarla dolu. Hayallere dalınacak bir koltuk. Tablolar haricinde duvarlarla ilgili bir şey bilmeyiz, duvarlar kurulmamıştır. Her bir adım başka bir düşü simgeler. Her bir eşya okura hissettirilmeyen duvarlardan, bilincin sonsuz çizgisinden kurtulan ruh için bir çatlaktır. Maistre için ruh ve beden düalist bir yapı oluşturur, Descartes'ın beden-akıl kurulumundan biraz farklıdır bu yapı; "hayvan" ve "ruh" heterojen bir birlikteliğin yapı taşlarıdır, birbirlerinin denetimine ihtiyaç yoktur. Maistre, bedenini geride bırakıp ruhuyla yapmaktadır yolculuklarını. Eski arkadaşlar, felsefeciler, Maistre'nin ziyaretçileridir. Dayımız onlarla konuşur, tartışır, gevezelik eder. Tabloların renklerinden, kitapların sayfalarından kırk iki günlük düşsel yolculuk malzemesi çıkarır. Denemeye benzer bir anlatı. Müziğin diğer sanatlara göre daha daha boş bir kafayla yapılabileceğini söyler mesela, motor beceri denen zımbırtı. Hipokrat, tıptaki gelişmeler karşısında şaşkınlığa düşer. Perdeler çekilir, anlatıcı karanlıkta kalır ve dekor kurulmuş olur. Düşler tiyatrosu! Yol her an gidiliyor, hissediyorsanız bu kitabı seversiniz.
durum hikayelerden sıkılmam derseniz okursunuz yoksa sıkıcı
Edebiyat öğretmenimin tavsiyesi üzerine okudugum bir kitap, kısacık bir günde biten hos bir eser.
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine aldım ve çok beğendim
Bir youtube kanalinin tavsiyesi uzerine merak ederek aldim. Konusu ilginc gorunuyor. Hemen okuyacagim
eser beni tatmin etmedi. bu kadar kısa bir kitabı yarısına kadar anca okuyabildim.
Neden bilmiyorum ama aşırı farklı bir beklentiyle başlamıştım kitaba, umduğumu bulamadım ama güzeldi ve oldukça akıcı.
Şu kısacık müthiş kitap sizi duvarların çook ötesine çıkarıyor. Özellikle şu günlerde okumanızı tavsiye ederim. Bir solukta bitecek etkisi uzun süre kalacak dolu dolu bir kitap. Aklınızın çok ötesinde ufuklara yolculuk mu yapmak istiyorsunuz o zaman tam size göre:)
Kısacık fakat oldukça ilginç bir kitap.
Kitabın sunduğu fikir ilginç gerçekten ve Işık Ergüden faktörü :)
Gerçekten çok hoş bir kitap, tavsiye edilir.
Sıra dışı bir tema etrafında ve tek bir "mekanda" gelişen çarpıcı bir öykü.Edebi açıdan çok başarılı ve özgün bu eseri herkese tavsiye ederim..Işık Ergüden çevirisi ise mükemmel..
Çok keyifli bir kitaptı. Enteresan bir fikirle yola çıkılmış ve son derece güzel ilerletilmiş bir eser. Tavsiye ederim.
Hakan Günday'ın bir söyleşisinde keşfettiğim kitap. İlginç bir kitaptı okunması değişik bir deneyim katabilir.
oldukça ilgi çekici bir kurguya sahip.
Bir fransız klasiği olarak güzel bir kitap. Çeviri olarak da gayet güzel.
Bir düello sonucu 42 günlük oda hapsiyle cezalandırılan Fransız bir subayın "bedenimi tutsak edebilirsiniz ama ruhumu asla" ispatı.
yazara değil de çevirmenine baktığım için almıştım pişman olmadım.Bir fransız klasiği.
okunması değişik bir deneyim kazandırıyor.
Yazarın tutsak bedenine rağmen hayalgücünün çıktığı yolculuğu anlatmış kitap. Beklentimin bir tık altında olduğunu söylesem de okunabilir.