736Yorum
Mihail Bulgakov benim için özel bir yazar. Kitaplardan uzaklaştığım bir dönemde Usta ve Margarita bana okuma sevgimi geri kazandırmıştı. Şimdiyse Köpek Kalbi’ni okurken Bulgakov’u neden bu kadar sevdiğimi bir kez daha anladım. Eşsiz bir zekâya sahip ve bu zekâya tanıklık edebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Hikâye; yaralı, bakımsız ve aç sokak köpeği Şarik’in, kibirli Profesör Filip Filipoviç ile karşılaşmasıyla başlıyor. Profesör, Şarik’i insana dönüştürmek için bir ameliyat yapıp ona ahlaksız bir adamın organlarını naklediyor. Başta başarılı görünen bu deney, Şarik’in kural tanımayan, yozlaşmış bir insana dönüşmesiyle felakete sürükleniyor. Profesör yarattığı sonuçla yüzleşip hatasını düzeltmeye çalışırken, gariptir ki Şarik bu yeni haliyle toplumda kendine hemen yer buluyor. Çok daha derinleşebilecek, tadı damağımda kalan harika bir anlatıydı; keşke Bulgakov’un o insanı sarsan keskin mizahının peşinden biraz daha gidebilseydik.
Farklı tarzda bir kurgu. Herkesin sevebileceği bir tür olmadığını düşünüyorum.
İlk okudugum modern klasikti, belki başlangıç için iyi bir seçim olmayabilir ama ben böyle konulara bayildigim için benim için pek sorun olmadı. Gayet kısa sürede bitirdim, tavsiye ederim
sıradan hikayeler artık sizi de sıktıysa bu tür değişik kitaplar okumak güzel oluyor beğendim
Konu köpek üzerinden anlatımıyla değişik ama hemde güzel farklı bir hikaye
Konusu ilginç,hiciv yaptığı kısımları anlayabilmek için dönemi iyi bilmek lazım. Genel beğeni anlamında abartılmış bir eser. Yazar iyi olunca bütün kitapları mükemmel algısı olduğu içindir.
Bulgakov, üzerinde yazacak çok ilginç konular buluyor. Ancak işleme tarzı o kadar ilginç değil. Karmaşık olaylar, gereksiz karakterler vs... Usta ile Margarita'da da aynı durum söz konusu. Burada bir de hikayenin ortasından büyük bir kısım çıkarılıp atılmış gibi geldi bana. Tam olaylar başlamıştı son sahne geldi.
Çok keyifli olmasının yanı sıra iyi bir sistem eleştirisi
Bu konu yazarın aklına nasıl geldi şaştım kaldım. Akıcı bir kitap.
Ürkütücü bir güzelliği var kitabın
sonuna gelince hiç sıkılmadan okudum. müthiş…
Bende beklediğim etkiyi yaratmadı. Diyalogları okurken kafam karıştı ve bir an önce bitsin istedim. Halbuki kitabın çok ilginç bir konusu vardı.
Rus edebiyatının aykırı kalemlerinden biri olan Bulgar’un bu kitabı oldukça değerli bir eser kısa olmasına rağmen oldukça değerli bir kitap beğenerek okudum
Cesur bir kitap, okunmalı...
1917 devriminden sonraki Sovyet toplumunu cesurca eleştiren bir roman. Yalın dili ile, hiciv sanatının öne çıkan eserlerinden biri. "Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması." s.113
Güzel bir hiciv kitabı. Bolşevik devrimini hicvediyor. Klasik kitapları okumayı sevenlere tavsiye ederim.
Şarik isimli bir köpeğin üzerinden hem toplumun hem de politik düzenin taşlandığı bir kitap. Çevirisi iyi, betimlemesi az, dili akıcı. Bulgakov, bir köpeğin insana dönüşmesi gibi fantastik bir hikayeyi kullanarak dönemin Rusya'sına derin bir eleştiri getirmiş. Azılı bir suçlunun er bezleri ile hipofiz bezini Şarik'e naklederek ondan insan Şarikov yaratan cerrah Filip Filipoviç'in yaşadıklarının hicivsel bir boyut kazanmasını çok zekice buldum. Şarik, halkın saf ama şekillendirilmeye açık yönü iken; Şarikov, devrim sonrası yaratılmak istenen yeni Sovyet insanının başarısız bir örneği oluyor. En azından, Bulgakov'un görmemizi istediği Sovyet Rusya bu şekilde. Devrim, insan doğası ve etik üzerine düşündürücü bir eserdi.
daha once farkli bir kitabinj okudum yazarin kalemini cok begendimm tavsiye ederim yalin ve duru bir anlatimi var
Bulgakov'un SSCB yönetimine yönelik ilk ciddi eleştirisi olan alegorik eseri. Köpeğin insana dönüşmesi aslında sovyetlerin sınıfsız toplum yaratma gayesine eleştirisidir. Edebi değeri oldukça fazla olan bir eserdir. Zira bulgakov üslubu kendine özgü olan az yazarlardan biridir.
Rus devrimi sonrası. yetki kazanan insanların nasıl acımasızlaştıklarına ve sistemin insanları nasıl bu hale getirdiğini içinde yaşayarak aktaran bir yazarı tanıyoruz.