Damızlık Kızın Öyküsü
Damızlık Kızın Öyküsü

Kitapyurdu Fiyatı: 332,64TL

Ürüne Git
620Yorum
Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü kitabını okurken kendimi sık sık düşünürken buldum. Distopik bir dünyayı anlatıyor olsa da, aslında bugünün toplumsal, politik ve dini baskılarına ince bir ayna tutuyor. Kitaptaki atmosfer karanlık, kasvetli ve bazen boğucu ama bir o kadar da düşündürücü. Offred’in iç sesi, özgürlüğün değerini ve bireyin en temel haklarının ellerinden alınmasının nasıl bir korku ve yalnızlık doğurduğunu çok iyi hissettiriyor. Beni en çok etkileyen şey, özgürlüklerin ne kadar kolay elimizden alınabileceğini görmek oldu. Kadınların sadece bir “damızlık” olarak görülmesi, aslında bireyin iradesizleştirilmesinin en sert haliydi. Okurken “ben böyle bir dünyada yaşayabilir miydim?” sorusunu defalarca sordum. Kitap, yalnızca bir distopya değil; aynı zamanda direnç, hafıza ve umudun da öyküsü. Bence, toplumsal özgürlüklerimizi, kadın haklarını ve bireysel seçimlerimizi korumak için her zaman uyanık olmamız gerektiğini hatırlatan çarpıcı bir eser.
Bir zamanlar özgür, istediğini giyinen ve yapan bir kızın, bir sabah bambaşka bir dünyaya gözünü açmasıyla başlıyor. Feminizm üzerine yazılmış olan bu karanlık distopya, ABD yerine geçen totaliter bir dünyada yaşanıyor. Kitabı okurken kafamı kurcalayan sorulardan biri de insanların kısa süre içerisinde akıl almaz uygulamaları nasıl kolaylıkla kabullenmiş hatta benimsemiş olduklarıdır. Kitabı okuduktan sonra üzücü olan taraf ise kitapta geçen birçok olayın yabancı gelmemesiydi. Oysa Damızlık Kızın Öyküsünde anlatılan olayların zamanın birinde yaşanma ihtimali, ne yazık ki, çok da uzak görünmüyor. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir kitap.
Yazarın ütopya ve distopya kavramlarını birleştirerek oluşturduğu ve "üstopya" adını verdiği kendine özgü bilimkurgu türündeki bu romanda kadınlar hiçbir öneme sahip olmayan tek vasfı doğurmak olan damızlık inekler gibi kullanılmaktadır. 'Kadının adı yok' cümlesinin tam olarak vücut bulduğu romanda kadınların gerçek isimleri silinmiş, hafızaları anıları yok edilmiş, tüm hakları elinden alınmış, tohum ekilecek tarla gibi elden ele atılmış türlü işkencelere maruz bırakılmış ve maalesef bunlar başka bir kadın yardımıyla yapılmış, intihar etmesine bile imkan vermeyen şartlarda sürekli tecavüze maruz kalmıştır. Anlatılan her şey ütopik gibi görünse de maalesef dünyada bir yerlerde kapalı ve bağnaz toplumlarda kadınlar bunları yaşamıştır ve hala da yaşamaya devam etmektedir.
Büyük distopik romanları düşündüğümüzde en iyilerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitap, ne sizi 1984 kadar kabus dolu bir dünyaya sokuyor, ne Cesur Yeni Dünya kadar mükemmel bir dünyada yaşatıyor ne de Fahrenheit 451'de olduğu gibi tek konu üzerinden ilerliyor. Tasarlanan distopik dünyanın içerisine bir kadın anlatıcı üzerinden girmenizi sağlıyor. Kitapta son derece güzel betimlemeler ve harika bir edebi anlatım var -bu da diğer distopik eserlerden kendisini ayıran bir özellik. Romanda feminist bir bakış açısı yerine her iki cinsin de distopik dünyada yaşadığı zorluklara atıfta bulunan bir anlatımı sunuyor. Anlatıcı, eşinin ve kız çocuğunun akıbetini bilemeyen bir anne profiliyle karşımıza çıkıyor. Buna rağmen anlatımda kendini bize asla acındırmıyor ve geçmişi hatırlarken de okuru keder içinde bırakmıyor. Kitapta tüm duygular kararında verilmiş: acı, yoksunluk, cinsel istek, özlem. Özellikle geçmiş ve günümüz geçişlerinde roman son derece başarılı.
Ben doğduğum yıl yazılmış, ama öyle zamansız ve evrensel bir hikaye ki
Konusu enteresan olsa da, kitap bir türlü sarmadı. Ana kahramanın hisleri hiç geçmedi. Anlatım çok yüzeysel kalmış. Kopuk kopuk yazılmış bir günlük hissi yarattı kitap bende. Beğenmedim.
Ütopya/distopya meraklısı olup o kadar kitap okumaya rağmen böylesini ilk defa görüyorum ve bittikten sonra günlerce aklımdan çıkmadı sanki gerçek bir dünyaymış gibi. Öyle akıcı ki devamında ne olavak diye bırakamıyorsunuz zaten. Devam kitabı Ahitler’i bunu sindirip birkaç gün sonra okumaya başladım. Böyle bir yetenek hayal gücü gerçek olamayacak kadar iyi. İyi ki bizi bu eserlerle buluşturmuş, iyi ki karşıma çıktı bu kitap
Dizisini izledikten sonra okumak istediğim bir roman. Dizisi kadar ilgi çekici
Yazarın her kitabı çok iyi
okurken beni biraz yordu dili. ama konusu muazzam.
Önce dizisini izledim ama kitabını kesinlikle daha çok beğendim. Ütopik bir dünyadan bahsedilse de detaylı anlatımı ile hiç yabancılık çekmeden kendinizi gerçekmişçesine kaptırabiliyorsunuz.
Distopya sevenlerin okunması gereken klasik bir kitap. sadece bazı sahnelerin fazla uzatıldığını düşünüyorum. Puanım: 9/10
Kitap güzel ama sürükleyici değil. Akıp gitmiyor. Çok fazla betimleme var. Okurken biraz zorlandım açıkçası. Ama konusu güzel. Bizim için önemsizmiş gibi görünen şeylerin bile aslında ne kadar önemli ve değerli olduğunu bize çok güzel göstermiş.
asla bana hitap etmedi olay kurgusu çok eksik bazı durumlar sonuçsuz kalmış
Türü beğenenler için okunası.
Güçlü bir distopya örneği...
Distopyanın şahı, tam bir başyapıt....Ama okumak için sağlam psikolojiniz olmalı...
Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü kitabı distopik bir dünyayı anlatıyor aslında ama... özgürlüklerin ne kadar kolay elimizden alınabileceğini okumak biraz sarsıcı oluyor. Günümüze bakınca da.... Sadece dİstopya olarak düşünmeyin kitabı, 1600-1800'lü yıllarının İngiltere'sini okuyor gibi hissediyor insan. Kitap, yalnızca bir distopya değil; aynı zamanda direnç, hafıza ve umudun da öyküsü. Yazar da zaten "üstopya" adını vermiş eserine kendine has yazım tarzından dolayı. Kitapta anlatılar ütopik gibi görünse de maalesef dünyada bir yerlerde kapalı ve bağnaz toplumlarda kadınlar bunları yaşamış ve yaşıyor. Rahatsız edici, düşündürücü ve çok sarsıcı bir kitap. "Kutlu Tohumları" dünyaya getirmek için var olan kadınların hikayesi.... Kitaptan geriye onlarca soru kalıyor...
Eğer distopya seviyorsanız (1984, Cesur Yeni Dünya gibi), feminist bakış açısına açıksanız ya da "kadın hakları neden bu kadar önemli?" sorusuna derin bir cevap arıyorsanız mutlaka okuyun.Ama uyarayım: Çok rahatsız edici, okuduktan sonra "Neden hala bazı şeyler değişmiyor?" diye sorgulatıyor.
yıllara dayanıp, kalıcılık düzeyine yükselmiş ender eserlerden. okunmalı