59Yorum
Acı… Unutma Dersleri kitabının bana göre baş kahramanı ‘ACI’. Acının her türünü belli ölçülerde bulabileceğiniz bu kitap aşk acısını unutmak için bir yardım merkezinden yardım alan Feribe’nin hikayesi. Gittiği merkez Mazi Unutma Merkezi (yani MİM) keşke gerçek hayatta da var olsa diyebileceğimiz bir yer. Burada acı ile baş edebilmenin yollarını öğrenmekle kalmıyor, eğer dersler bittiğinde isterseniz o hep istediğimiz unutma hapını da kullanabiliyoruz.   Hayatın içinden çok gerçek ve çok farklı hikayeler ile örülmüş kitap belki sizi değiştirmez ama çok farklı hissettireceğine eminim. Daha ilk sayfadan tabloluk sözlerle okuyucusuna yüklenen Yıldırım, cömertçe sunduğu yazın yeteneği ile bize bir acı terapi durağı hazırlamış.   Kitabı bitirince son sayfaya ‘şahaneydi’ yazdım. Gerçekten uzun zamandır okuduğum en keyifli kitaplardan biri oldu. 40’dan fazla alıntı yaptığım Unutma Dersleri, yüreğe dokunan ve derin sızılar duyuran içli bir kitap.
Roman bende tuhaf ama etkileyici bir his bıraktı. Kitabı bitirdikten sonra uzun süre karakterleri ve özellikle “unutmak” kavramını düşündüm. Çünkü bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; insanın geçmişiyle kurduğu ilişkiyi, unutmak istediklerini neden aslında unutamadığını sorgulatıyor. Benim en sevdiğim yanı da buydu. Okurken bazı cümlelerin altını çizme isteği uyandıran, sakin ama derin bir anlatımı vardı. Romanın atmosferi baştan sona melankolik ama boğucu değil. Daha çok insanın içine işleyen bir hüzün hâkim. Ana karakterin yaşadıkları, geçmişiyle hesaplaşması ve kendi iç yolculuğu çok gerçek hissettirdi. Özellikle bazen geçmişte yaşanan bir olayın yıllar sonra bile insanın hayatını nasıl etkileyebildiğini çok iyi anlatmış. Kitabı okurken insan ister istemez kendi unutamadığı şeyleri düşünüyor.
bayılarak okuduğum bir kitap. kesinlikle tavsiyedir.
Diğer eserleri gibi bu da çok keyifliydi
İnsan neyi unutmak ister, unutmak için çabalarken neyi zihnine nakış nakış, silinmez bir şekilde işler? Asıl mesele gerçekten unutmak, yaşananları bir çırpıda yok saymak mıdır? Yoksa tüm duygularını her bir zerrenle hissedip, gerektiğinde o acının yasını doya doya, hakkını vererek tutmak mıdır? Kitabın başlarında, özellikle de başkarakterin eşini aldatmış bir kadın olması sebebiyle konunun beni çok sarmayacağını, hikayeyle bağ kuramayacağımı düşünmüştüm. Ancak sayfalar ilerledikçe bu düşüncem tamamen değişti ve roman adeta su gibi akıp gitti. Yazarın en büyük başarısı, psikolojik süreçleri ve zihinsel uygulamaları okuyucuyu asla boğmadan, didaktik bir dile kaçmadan hikayenin dokusuna harika bir şekilde yedirmesi olmuş. Okurken kendimi sürekli karakterin içsel yolculuğuna eşlik ederken buldum, çok fazla cümlenin altını çizdim. Kalemiyle kurduğum bu bağdan sonra, yazarın diğer kitaplarını da kesinlikle okuyacağım.
unutamayasın en büyük beddua derler. güzeldi
müthişşşş. Nermin Yıldırım nasıl kötü olabilir ki zaten. herkes Nermin Yıldırım okumalı. Herzamanki gibi kurgu harika.
güzel, keyifli bir eser
Severek okudum, bu yazardan okudugum ilk kitapti
Feribe nin aşk acısını okuduk ama mazi unutma merkezi kurgusu bana saçma geldi. Sırf sonunu görmek için bitirdim. Diğer kitaplarla dili hep aynı o da sıktı sanırım beni. Diğer kitapları daha çok sevdim. En iyisi ev tabi
keyifliydi…kendi adıma bu kadar keyif alacağımı düşünmemiştim.saran bir anlatım olmuş…
Çok keyifli bir kurgu. Akıcı ve heyecan vericiydi.
Çok güzel eser, kurgusu çok güzel.
çok ama çok eğlenceli. ama onun dışında bu kadar kaliteli bir dili olması muhteşem.
aşk üzerine yazılan kitapları seversiniz beğenebilirsiniz sürekli ağır kitap okuyanlar sevmeyebilir çıtır çerezlik güzeldi beğendim
NY’nin duyguları anlatma ve farkındalık yaratma haline olan merakım daha ağır bastığı için mani yazsa okurum gibi geliyor :) yine çok sevdiğim bir kitabı daha yine duygudaşlığımızla yakınlaştığım canım yazar:)
Feribe'nin aşk acısını okuyacaksınız bu romanda. Pek beğenemedim.
Unutma Dersleri, yazarın kendi ifadesiyle; “Bir kişisel gelişim kitabı değil, unutturma vaadi yok, edebi lezzetten başka hiçbir vaadi yok. Hatta bu tür vaatlerle eğlenen, modern dünyada MİM’in muadili olabilecek kurumları eleştiren bir romandır. Öte yandan bir psikolog danışmanlığında yazıldı. Sonuçta edebiyat bu; unuttursun diye yazılmadı. Hatta, tam da böyle işlere meyledenlere başka bir şey söylemek için yazıldı.”
Bütün kitaplarını severek okudum, tavsiye ederim.
Kendisini Ev kitabıyla tanıyıp sonrasında bütün kitaplarını okuma arzusu uyandırdı beni.Gerçekten kaliteli ve güzel kitapları var.