Mezbaha Beş (5)
Mezbaha Beş (5)

Kitapyurdu Fiyatı: 271,15TL

Ürüne Git
32Yorum
Mezbaha Beş
Sonunda, sonunda! Her kitabını alıp bekletmeme rağmen bir türlü başlayamadığım Kurt Vonnegut ile nihayet tanıştım. Bu kitabın tanıtımı için zamanında Can Yayınları nefis bir set hazırlamıştı, ilaç kutusu gibi paketlenmiş, içinde Vonnegut'un absürtlüğüne yakışır şekilde çok iyi yazılmış bir prospektüsle filan göndermişlerdi bana. İyi ki saklamışım zira prospektüs de neredeyse kitap kadar iyiydi. Vonnegut, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki vahşi Dresden bombardımanına şahit olmuş ve bu deneyimi yazmaktan hep kaçmış. En sonunda da bu kitap, Mezbaha Beş çıkmış ortaya. Savaşın ve o berbat bombardımanın travmasını bu biçimde anlatmak müthiş gerçekten. Billy Pilgrim adlı bir eski asker üzerinden anlatıyor yazar hikâyeyi. Pilgrim zamanı bizim gibi lineer deneyimlemeyen, uzaylılar tarafından kaçırılmış biri. Hem geçmişte, hem gelecekte yaşıyor, zamanın akışından kopmuş durumda. İstediği zaman hayatının istediği anına gidebiliyor. İlk bakışta bir meziyet gibi gözüken bu özellik, aslında Pilgrim'in kişiliğinin o korkunç deneyimden sonra nasıl parçalandığının ispatı. O bombardımanla bilincinde, hafızasında açılan yarık hiçbir zaman kapanmıyor. Bir simülasyonun içinde yaşıyor gibi hissetmeye mahkûm biri o artık. Bu kadar ciddi bir trajediyi, böyle "ciddiyetsiz" gözüken bir dille anlatmak ama bunu yaparken travmanın acısını hafifletmek yerine olanca sertliğiyle ortaya koyabilmek bambaşka bir maharet. Bazı sarsıntılar belki de ancak bu şekilde anlatılabilir, dramın kendisi öyle şiddetlidir ki dramatize etmek tam tersine onun kendisinin bir parodisine dönüşmesine sebebiyet verebilir. Çok ince bir çizgide çok büyük beceriyle yürüyor Vonnegut. Her sayfada birinin öldüğü bir öykü anlatıyorsanız, bu ölümlerin ne kadar acıklı olduğunu her seferinde söylemenize gerek kalmayabilir, Vonnegut tam da bunu beceriyor işte. Çok komik ve çok komik olabildiği için çok dokunaklı bir metin bu. Özgür iradeye, "meşru" şiddete, savaşın fonksiyonlarına dair de şahane soruları satır aralarında sorup insanı afallatıyor. Bundan 8 sene önce Dresden'e gittiğimde gördüğüm bir sürü şeyi hafızamdan geri çağırdı, yerli yerine oturttu. Ezcümle, çok sevdim. İyi ki geç de olsa tanıştık sevgili Vonnegut.
en tartışmalı amerikan edebiyatı ürünlerinden.
Merhaba.Tüm bildiğiniz savaş romanlarını unutturacak, içiniz burkulurken bir anda güleceğiniz ama bittiğinde ise gerçekten üzüleceğiniz çok güzel bir kitap. Savaş, vahşet, dram, bilimkurgu hepsi bir arada. Okumak isteyenler henen başlasın hiç düşünmeden .
Vonnegut'un 2. Dünya Savaşı anılarından izler taşıyan bu roman, zamanda yolculuk problemi olan, bir türlü "şimdi"de kalamayan Billy Pilgrim'ın hikayesi. Filme de çekilmiştir. Başrolde Micheal Sacks oynamaktadır.
Vonnegut'un her kitabında olduğu gibi hüzün ve gülümsemeyi ayni anda hissediyorsunuz... Bu en iyi kitabı olabilir...
Vonnegut kesinlikle her okuyucuya hitap eden bir yazar değil. Anlamakta güçlük çekebilrsiniz. Bu kitabında Billy Pilgrim'in zaman kavramıyla ettiği dansta ayaklarına kimlerin bastığını göreceksiniz. İyi okumalar.
Mezbaha , alışılmışın dışında bir roman. Bilimkurgu ve savaş temasını farklı bir şekilde harmanlayarak okuyucuyu düşündürmeye sevk ediyor. Kitabın edebi üslubu ve anlatım tarzı her okuyucuya hitap etmeyebilir, ancak savaşın anlamsızlığına dair güçlü bir mesaj içeriyor. Ben kitabı bilimkurgu beklentisiyle alıp okumuştum.
Çok farklı akıcı bir kitap savaşı absürt bir şekilde ele alıyor konular arasında geçişler harika konu bütünlüğünü kaybetmiyor ve çevirisi de çok güzel yazarın okuduğum ilk kitabı diğer kitaplarını da okumaya çalışacağım
O kadar çok roman yayınlanıyor ki böyle başyapıtların üstü örtülüyor. Lakin başyapıt. Bir şekilde kendine kocaman yer açıyor
Okurken aklıma hep otostopçunun galaksi rehberi geldi. Benzer bir tarzı var. Onu seven bunu da sevecektir. Sıkı bir savaş karşıtı olan yazar, kendi savaş anılarından yola çıkarak yazmış. Kitabın neredeyse her sayfasında savaşı, savaşın sonuçlarını kritik ederek, Amerikan Hükümetini yoğun bir eleştiriye tabi tutuyor. Bilimkurgu unsurları da barındıran biraz fantastik biraz gerçeklik içeren bir eser.
Kurt Vonnegut'un en çok bilinen klasikleşmiş eseri...
Yazar kendi yaşadığı bir süreci aktarıyor bize. Bu süreci aktarırken de acılara boğmak yerine mizahi bir üslup tercih ediyor.
ismiyle ve gerilim türüyle ilgisi olmayan,yazarın 2. dünya savaşı yıllarının anılarını anlattığı bir kitap.
İsminden dolayı ön yargılı başlasam da muhteşem bir okuma oldu. Okuduğum en iyi antimilitarist kitaplardan biri.
farklı bir kitap deneyimi oldu benim için.
Zor bir okuma
Vonnegut'un Şampiyonların Kahvaltısı kitabından sonra okuyacağım ikinci kitabı olacak. Bu kitabını da çok beğeneceğimden eminim.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Üslübünü ve anlatımını oldukça farklı buldum.Yazar derdini kara mizah ile anlatmaya çalışıyor, savaşın ve yaşananların mantıklı bir açıklaması olması beklenemezdi zaten. Kitaptan beğendiğim bir alıntıya yer vermek isterim. "Savaş milyonerlerin milyarder olabilmesi için beş parasızların birbirini öldürmesidir."
Diğer adı Çocuk Haçlı Seferleri olan, Kurt Vonnegut'un tanık olduğu Dresden Bombardımanı'nı arka plana alarak yazdığı roman. Baş döndürücü bir zaman ve mekân belirsizliği içinde yerinde duramayan Bill Pilgrim, kâh Amerika'da ailesiyle, kâh uzaylıların gemisinde, kâh Ardennes Taarruzu'nda, kâh Alman esir kampındadır. Kısacası bu sıra dışı öykü anlatılmaz, ancak okunur...
Dili hem karışık hem de acayip yerici bölümler kısa kısa olduğu için konuya hemen hakim olmak biraz zor. Onun haricinde 2. ye okuduğumda daha iyi anlarım diye düşünüyorum
1 2