Nasıl Ölünür? (Karton Kapak)
Nasıl Ölünür? (Karton Kapak)

Kitapyurdu Fiyatı: 55,00TL

28Yorum
Kitapta 5 farklı insan var. Bir çocuk, bir çiftçi, bir soylu adam, bir soylu kadın ve dükkan sahibi bir kadın. Bu insanlar Fransa'nın farklı yerlerinde yaşıyorlar. Beş bölümlük kitabın her bölümü bu insanlardan birinin ölümüyle ilgili. Ölümün nasıl hayatın bir parçası olduğunu okurken yarattığı farkındalığa şaşırıp kalıyorsunuz. Kitabın benim için en çarpıcı yönü buydu büyük ihtimalle. İnsanlar ölür ve etrafındakiler hayatına devam eder, etmek zorundadır. Ailenin yokluk yüzünden çocuklarını iyileştirememesi ve kaybetmesi, hem de bunun bugün bile bazı ülkeler ve insanlar için geçerli olduğunu düşününce üzülmekten kendimi alamıyorum. Kitabın verdiği mesajdan benim aldığım alt metin ise şöyleydi: Çocuk olmanızın, hayatınız boyunca çalışmış olmanızın, zengin biri olmanızın hiçbir önemi yok. Belirlenmiş bir son kullanma tarihiniz var, o tarih gelince dönüşü olmayan o yola çıkıyorsunuz. Bu yüzden her anın tadını çıkarmaya, hayatı ıskalamamaya bakmak lazım, bana bunu hissettirdi.
Nasıl Ölünür, beş kısa öykü üzerinden insanın hayatla ve ölümle kurduğu ilişkiye bakıyor.Öykülerde büyük olaylar, olağanüstü hayatlar yok.Aksine hepimizin aşina olduğu sıradan telaşlar, gündelik dertler ve küçük meseleler var.Fakat Zola,bu sıradanlığın içinde fark etmeden geçip giden zamanı nasıl tükettiğimizi göstermek istemiş. Zola’nın anlatımı süslü değil.Hatta yer yer soğuk ve mesafeli. Kitabın etkisini de biraz buradan aldığını düşünüyorum.Okuru duygularla yönlendirmek yerine,olanı olduğu gibi gösteriyor. Ölümün karşısında insanın ne kadar savunmasız kaldığını abartmadan,olduğu haliyle anlatıyor. Aradan yaklaşık 150 yıl geçmiş olmasına rağmen anlatılanların hala bu kadar tanıdık gelmesi asıl çarpıcı tarafı.İnsan değişmiş gibi görünse de telaşlarımız pek değişmemiş.Günlerimizi dolduran önemsiz şeylere kızıyor,erteliyor,oyalanıyor ve çoğu zaman gerçekten önemli olanı sonraya bırakıyoruz. Ölüm bir yerde beklerken,biz hala küçük şeylerin peşinde ömrümüzü tüketiyoruz.
kısa net ve dosto gibi benzerlikler gösteren anlatımı daha uzun olsaydı dediğim cinsten
"Her nefis ölümü tadacaktır." Ama nasıl?
Dönemin Paris’i ve çevresinde; toplumun farklı katmanlarından insanların ölümünü ve cenaze süreçlerini hikâyeleştiren sıra dışı bir kitap. Genç, yaşlı, zengin, fakir… Ölüm karşısında herkesin ortaklaştığı o kaçınılmaz çizgiyi dramatik bir ağıt tonuyla değil; soğuk, gözlemci ve neredeyse klinik bir dille anlatıyor. İlginç bir okuma deneyimiydi. Daha önce Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü okurken, ölümü mahkûmun kendi zihninden ve korkusundan hissediyorduk. Buradaysa bakış dışarıda duruyor. Ölüm anından çok, ölümün çevrede bıraktığı yankılar anlatılıyor. İnsanların yasları, kayıtsızlıkları, çıkarları, alışkanlıkları… Hatta bazen en yakınların bile ölüye ne kadar hızlı hayatın dışında kalan biri gibi bakabildiği. Belki kitabın en çarpıcı yanı da bu: Zola ölümü romantikleştirmiyor. Onu hayatın doğal ama rahatsız edici bir gerçeği olarak masaya yatırıyor. Ve bunu yaparken insan ilişkilerinin samimiyetini de sessizce sorguluyor. Kısa ama insanın içinde uzun süre kalan kitaplardan biri.
akıcı ve düşündürücü bir eser. Her ne şekilde yaşarsak yaşayalım kaçınılmaz bir sondur ölüm. Herkesin ölümü birbirinden farklı olabilir ve bir sürü hikaye barındırır.
İnce, akıcı, düşündürücü. Okunmaya değer.
akıcı. hayatın içindeki gerçekleri gün yüzüne çıkaran bir eser hızlıca bitirdim
kitabı okudum. tavsiye ederim.
Kişilerin sınıfları ölümleri ve cenaze törenleride şekil veriyor. Bir solukta okuyacağınız beş farklı karakterden bahseden güzel bir klasik.
40 sayfa kısa bir arada okunulan ama insanı 40 sayfada 40 kere düşündüren bie kitap. Ölümde bile sınıfsal ayrımı gözler önüne sererken bir yandan da onca şeye rağmen öldüğümüzde ta da o anlarda nasıl yalnız olduğumuzu, yalnız hissetriğimizi çok güzel anlatmış yazar.
emile zola harika yazmis bu gun bile guncel
Her inanışa göre ölüm bir gerçek. Kaçınılmaz bir son. Her ölüm erkendir ve acıdır.
Hepsinin ölüm zamanlarını çok iyi anlatmış. Kısa ama çok etkileyici.
5 acıklı ölüm hikayesinden oluşan bir eser. Betimlemelerini beğendim, akıcı bir okuması var.
Zola'nın ilk okuduğum kitabı ,çok etkileyici bir anlatımı var, Meyhane'de deolduğu gibi toplumun farklı kesimlerinden farklı karakterlerle karşımıza çıkıyor ve ölümü anlatıyor.
ölüm üzerine düşündüren güzel bir klasik
Emile Zola çok çok iyi en sevdiğim yazarlardan.
Bir solukta okunacak hayatın en büyük gerçeği. Klasik olması zaten yetiyor.
Bir gözlem dehası olan Zola'dan, ölümü enine boyuna inceleyen bir eser...
1 2