Sakar
Sakar

Kitapyurdu Fiyatı: 189,74TL

Ürüne Git
235Yorum
Sakar... Okurken kalbimin ritmini unutturan nadir kitaplardan biri oldu. Alexandre Seurat, bir çocuğun dünyasında yankılanan şiddeti öyle sessiz bir dille anlatıyor ki, sessizlik bile çığlık gibi geliyor insana. Her sakar deyişinde bir darbe, her susuşta bir yara gizli. En korkuncuysa bu hikayenin sadece bir kitapta kalmıyor oluşu. O küçük kızın yaşadığı çaresizlik, bir çocuğun gözlerinden dünyayı görmenin ne kadar yakıcı olabileceğini gösteriyor. Ve evet, öğretmenler.. Bir bakışları, bir cümleleri, bir fark edişleri bir hayatın yönünü değiştirebiliyor. Çocukların kalbine dikkatle bakan, gözlerinden acıyı okuyabilen tüm öğretmenlere derin bir teşekkür borçluyuz. Kitap bittiğinde bir süre hiç bir şeye odaklanamadım. Ne ışığa, ne sese, ne de insana. Çünkü Sakar, gerçeğin soğuk aynasında bir utanç lekesi. Ve o sakar değildi, biz düşürdük..
Diana ilkokula giden, gelişimi yaşıtlarına göre biraz geç ilerleyen bir kız çocuğu. Anne ve babasının şiddetini kimse ispat edemiyor. Ona hiç kimse ulaşamıyor, onu düştüğü bu durumdan kimse kurtaramıyor. Diana’nın anneannesi, küçük teyze, öğretmen hanım, sosyal hizmet görevlileri, müdür, abi Arthur, zaman zaman anne ve baba. Bu karakterlerin konuşmalarından öğreniyoruz olayları. “Ben çok sakarım.” Bu cümle aslında Diana'nın kendisine yapılan şiddeti saklamak için anne ve babasıyla yaptığı ağız birliğinin açıklaması. Kitap boyunca bir gölge gibi gezinen Arthur romanın sonunda “Aynı çocukluğu yaşamadık.” dediğinde aslında açıkça ifade edilmeyen şiddetin boyutunu maalesef tokat gibi çarpıyor yüzümüze. “Beni ağlama hakkından yoksun bıraktılar!” cümlesini okuduktan sonra kaç çocuğun bu durumda olduğunu düşündüm, acaba aynı acı ile şu an yaşamına devam eden kaç çocuk var ya da vardı?... Maalesef ki her aile mükemmel değil, her çocuk da mutlu değil! Okuduktan sonra etkisi uzun sürecek...
yazarın, okurdaki sorularla zerrece ilgilenmeden anlatmak istediği hikâyeyi ustaca aktardığını düşündüğüm kitap. bir kız çocuğunun insanın içini ezen kısa hayatını, o hayata temas eden insanlar gözünden yalın bir dille anlatmış. kitap boyu defalarca “tamam da neden” sorusu okurun zihnini zorluyor ve sonunda da çünkülere ulaşamıyor okur. fakat buna pek de takılacak hal kalmıyor. demek ki insan, hikâyeyi neden yazdığını bilen bir kalemi okuduğunda, boşluklara pek de takılmıyor; iyi ki okudum, demiş oluyor çünkü nihayetinde.
İhmal ve istismarın ortasında, doğuştan şanssız bir kız çocuğunun kısa ve sessiz yaşamı... Bu yaşamın artık onun için hiçbir şey yapılamayacak bir zamanda, onun çevresinde olan herkesin dilinden bir ifade tutanağı okur gibi okuyacağınız, elinize alır almaz bitireceğiniz bir kitap. Kısa ama insanın içini ezen... Hızlı okunan ancak zor yaşanan bir yaşamın öyküsü. Kitabın sonunda "Neden?" sorusunun yanıtını öğreneceğimizi düşündüm, bulamadım. Bulsam da hangi neden bir kız çocuğunu geri getirebilir ki...
Kitabı bir kız babası olarak okudum. Kitabı bitirip kapattığım zaman dakikalarca insanlığı sorguladım. Ve duygularıma hakim olamayıp göz yaşlarına boğuldum. kitap beni o kadar derinden etkiledi ki elimden bırakamadım. Zavallı diana keşke ebeveynlik şuurunda olan bir ailen olsaydı. Kitap Fransada yaşanmış gerçek bir hayat hikayesi baz alınarak yazılmış. Zavallı diananın yaşadıklarını okurken acaba dünyada kaç çocuk bu muamelelere maruz kalıyor diye düşünmekten, üzülmekten kahrolmaktan kendimi alamadım. Kendisini dünyaya getirdiğin bir günahsız çocuğa eziyet etmek hangi akla hangi vicdana sığar. Madem bu çocuğu sevmeyecektin neden onu dünya'ya getirdin. Üstelik bu bir çocuk daha doğruyu yanlışı bilmeyen bir insan. Kitap beni derinden etkiledi. Çocuğun yaramazlık yaptığı vakit kızarsın anlatırsın uyarırsın yeri geldiğin de dozunda ceza verirsin ama çocuğa işkence etmek ne demek. Zaten dini bi kenara bıraksak bile böyle bir muameleyi insan vicdanı kabul etmez.
Gerçek bir olaydan yola çıkılarak kaleme alınan bir roman olması dolayısıyla insanın okuduklarını sindirmesi çok zor... Kurgu, anlatım zaten çok iyiydi...
Alexandre Seurat’ın Sakar kitabını okuduğumda beni en çok etkileyen şey, olayların bir çocuğun yaşadığı zorlukları ve çevresindeki insanların bu duruma karşı tutumlarını anlatması oldu. Kitap, dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bazı olayların aslında bir çocuğun hayatında ne kadar büyük izler bırakabileceğini gösteriyor. Okurken bazı bölümlerde üzüldüm ve karakterlerin yaşadıklarını düşündüm. Özellikle insanların yaşananlara zamanında müdahale etmemesinin ne kadar önemli sonuçlara yol açabileceğini fark ettim. Bence Sakar, kısa olmasına rağmen düşündürücü ve etkileyici bir kitap. Kitabı okuduktan sonra çevremizdeki insanlara karşı daha dikkatli ve duyarlı olmamız gerektiğini düşündüm.
Yürek burkucu bir gerçek hayat hikayesi. Küçük bir kız çocuğunun ailesi tarafından şiddete maruz kalması ama bunu bir türlü dillendirememesi insanı sarsıyor. Kitap ince ama bıraktığı duygular çok derin. Etkisinden kolay kolay çıkamıyorsunuz.
etkisinden çıkamayacağım bir kitaptı sarsıcı
bazı kitapların hayatınıza dokunan pek bir yanı olmayabilir, bazı kitapların etkisi günlerce sürebilir, bazı kitaplarsa hayatınız boyunca yanınızda taşımanız gereken ders niteliğindedir. sakar kitabı sonuncu kategoriye giriyor hayat boyu aklımızdan çıkmaması gereken bir ders niteliğinde..
Bir oturuşta bitirdiğim harika bir kitap
Tek solukta biten bir kitap okurken çocukların ne kadar güçlü olduğunu nasıl sessiz çığlıkları olduğunu anlatan bir kitap okuması güzeldi
güzel bir kitap kısa hemen okunabilir
Sakar.. etkileyici ve güzeldi. Tavsiye ederim
Neden sadece kendi çocuğumuza anne-babayız? Ve neden anne- babalık yapmayan insanların çocuklarını umursamıyoruz? Bürokrasi neden bu kadar ağır işliyor? Neden kimse elini taşın altına koymuyor ve sadece -mış gibi yapmakla yetiniyor? Neden yapılması gerekenler yapılmıyor? Gün geceye kavuşurken yastığa başını huzurla koyabilen kaç kişidir? Ve neden sadece Diana? Neden bu eziyet, bu nefret sadece Ona? Gerçek bir hikayeye dayanan ve tamamiyle röportajlarla konuyu açan bu kitap gözlerimden yaş oldu aktı, boğazıma düğüm oldu oturdu. Ne düşüneceğimi ve ne diyeceğimi bilmiyorum. Rahatsız edici bu kitabı okuyup mutlaka rahatsız olmalısınız. Çünkü farkındalık başka türlü gelişmeyecek gibi
Kitabı gözyaşı içinde bitirdim ve bir kez daha insanlığı sorguladım:(
Bir kitap bir insanı nekadar parcalayabilir die soran olursa bu kitap kesinlikle elinden gecmeli. Duygularim tarif edilemeyecek kadar ağır.
Diana’nın uğradığı zulmün toplumun farklı kesimlerinden yükselen çok sesli şahitliklerle kurulması, suça göz yuman bir sistemin panoramasını muazzam bir güçle ortaya koyuyor.
çok dokunaklı çok güzel bir kitaptı herkes de gördüm sonunda aldım ve iyi ki almışım
Üzücü gerçek bir hikaye olması daha da üzücü kılıyor hikayeyi fakat olaylar hep üçüncü kişiler tarafından anlatılıyor o küçük kıza bir kimlik kazandırılmamış anne babaya da öyle çok az abinin düşüncelerini okuyoruz yer yer, o yüzden benim için çok etkileyici bir okuma olmadı oysa ki çok daha derin işlenebilirdi 120 sayfadan fazlasını hak eden bir olay.