Önemi Yok
Önemi Yok

Kitapyurdu Fiyatı: 149,93TL

33Yorum
Önemi Yok
“Olacak iş değil. Bir evi başka bir ev için terk etmek, biri öldürülmüş gibi üzücü.” Üçlemesiyle kendisine vurulduğumuz Macar yazar Agota Kristof’un minicik öykü derlemesi Önemi Yok, 90 sayfalık hacminin çok ötesinde bir gücü olan bir kitap. Bu minicik kitabın içinde sahiden minicik öyküler var, kimisi tek sayfa, en uzunu 5-6 sayfalık metinler bunlar. Ama Kristof her zamanki gibi azıcık kelimeyle insana nüfuz etmeyi, kısa ve kesik cümleleriyle tekinsiz, huzursuz bir his yaratmayı başarıyor. Takdir edersiniz ki hiçbiri neşeli değil bu öykülerin. Kristof’un zorlu hayatının izlerini görmek mümkün her birinde. Hayatın, siyasetin, göçlerin, çalışma koşullarının, terk edilmişliğin biçimlendirdiği zorlu hayatlar anlatıyor öyküler. Hafıza ve yalnızlık da, her zamanki gibi yazarın ana izlekleri. Herhalde bu kitabı tanımlamak için en doğru sözcük “karanlık” olur. Kristof insan ruhunun karanlıklarına bakmayı sahiden müthiş beceriyor. Bu halleriyle de çok etkileyici olsalar da, bazı öykülerin biraz daha uzun olmasını arzu ederdim, potansiyelleri çok yüksek çünkü. Şu alıntıyla bitireyim: “Kimse konuşmuyordu, sen de konuşmuyordum. Artık konuşmak istemiyordun, bir şey hatırlamak istiyordun yalnızca ama ne olduğunu bilmiyordun. Hatırlanacak bir şey yoktu. Hatıralarını, gençliğini, gücünü kuvvetini, hayatını - fabrika hepsini almıştı. Sana sadece yorgunluğu, kırk yıllık çalışma hayatının öldürücü yorgunluğunu bıraktı.”
okuması kolay bir eser tavsiye ederim.
Az kelime, sonsuz keder. Kristóf, Önemi Yok ile hayatın içindeki o 'önemli' sandığımız her şeyi tek bir darbede anlamsız kılıyor. Çizdiği sahneler o kadar gerçek ve o kadar absürt ki, kendinizi metnin içinde değil, o soğuk odalarda bir başınıza hissediyorsunuz. Duygusal bir hassasiyetin, kayboluşun ve dürüstlüğün kitabı. Söylenmeyenlerin, söylenenlerden çok daha ağır olduğu o nadir eserlerden.
Açıkçası beklentimi karşılamadı. ruh halimden dolayı mı bilmiyorum ama çok anlamlandıramadım bitirmek için okudum çok ince bir kitapti zaten
yazarın dilini anlamak ve onunla tanışmak için iyi bir kitap. bayilmadim ama güzeldi bence
Güzel kitap. Hikayelerinin içinde çok beğendiklerim de var vasat bulduklarım da ama genel olarak Agota Kristof kalemi çok güzel. Diğer kitaplarını da okuyacağım
Kısa öyküler ile dile getirilen yaşanmışlıkları, zaman zaman içimi acıtsa da, hüzünlü ve duygulu anlar yaşasam da severek okudum. İnsana " Yaşadım mı, öldüm mü, anlayamadım!" dedirten anılarımız canlanıyor hafızamızda... Netice itibarıyla hiçbir şeyin " Önemi Yok. " Olumsuzluklara rağmen " Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim! " İyi okumalar.
yazarla tanışmak için yerinde bir seçim oldu
bazi oykuler cok guzel bi kacina anlam veremedim... kisacik bigunde bitti...
Büyük defterlere sonra kucuk ama keyıflı bır oyku kıtabı severek okudum
tek kelime ile mükemmel. Agota'ya başlamak için de iyi bir seçim bence
bu kitabın diğer serileri daha iyi
Geç keşfettiğim bir yazar, kısa ama yalın bir dil ile yazıyor bence
Agota'nın tüm kitaplarını okuyacağım bu kitabı da çok beğendim.
Çok sarkastik absürt kategoride kabul edebileceğimiz hikayelerden oluşan bir eser.Üzetine uzun düşünüldüğü hissedilen metinlerden oluşuyor.Christof ile ilk tanışmam.Son olmayacak.
Bazı öyküleri keyif verse de bazıları çok hoş bir etki bırakmıyor. Yazarın diğer kitapları harika.
Bir ya da iki tane çok etkileyici öykü var. Diğerleri, üçleme gibi sadece iç karartıyor
Meşhur üçlemeden sonra okudum. Otobiyografik bir kitap, kısacık ama etkileyici.
agota kristofun üçlemesiyle başladım çok etkilendim. Bu öykü kitabında da sarsıcı etkileyci öyküler mevcut tavsiye ederim
18 yaş altına tavsiye etmem... Umduğum gibi çıkmadı...
1 2