Peygamberin Şarkısı
Peygamberin Şarkısı

Kitapyurdu Fiyatı: 303,60TL

Ürüne Git
53Yorum
Etkileyici, sinirleri test edici gerginlikte, çağdaş toplumları diktatörlük rejimlerine karşı uyarıcı niteliği taşıyan, geleceğe ait yani distopik bir roman. Yazar kurmacasını İrlanda üzerinde yapmış ancak rahatlıkla ülkemize, herhangi bir Avrupa ülkesine, ABD ve Çin’e rahatlıkla uyarlanabilir. Hatta şu anda Gazze’de çok benzeri yaşanmakta. Bir kısım anlatılara ülkemizde hiç yabancı olmasak da yine de çok geriyor insanı, hatta benim gibi kırılgan ve hassas bir dönemde okursanız (ki okumayın veya erteleyin) uykunuz dahil bazı duygu ve davranışlarınızda olumsuz etki yaratabilir. 240 sayfayı uzun sürede okumam bu nedenledir. Yazarın dilini, kurgusunu, hayal gücünü oldukça güçlü buldum. Uygun ruh halinde okunmasını öneririm.
Geçmişte ve bugün dünyadaki bazı ülkelerin uğradığı felaketlerin, kötü olayların neredeyse hepsi bir bir İrlanda'nın başına gelmeye başlıyor. Ülke hızla iç savaşa sürükleniyor, gelişmeleri kocası gözaltına alınan ve dört çocuğuyla ortada kalan Eilish'in hikayesi üzerinden izliyoruz. Yazarın pek de gizleyemediği bir alt metni var: "Bu felaketler bizim başımıza gelseydi neler hissederdik?" Bu 'empati' topunu duvara asıyor ve romanın sonunda o top patlıyor! Mültecilik üzerine bir roman da diyebiliriz. Uzun cümleleriyle, çok işlevli virgülleriyle, şiirden el alan yazım tekniğiyle sıra dışı bir roman.
İrlanda,başa seçimle gelen sağcı bir yönetim,zaman içinde baskıcı,totaliter bir rejime dönen ülke yönetimi,bir aile önce sendikacı baba hak-hukuk-adalet denmeden ortadan yok ediliyor,ardından evin en büyük -17 yaşında!- çocuğu direnmek için gidiyor,haber alınamıyor,geriye ailenin annesi Ellish,kızı ve biri yaşını doldurmamış olan iki oğluyla geride kalıyor.Ellish'in aynı evde yaşamadıklarından arada kontrol etmesi ve ihtiyaçlarını gidermesi gereken,anlıyoruz ki demans hastası babası da var.Korkunç bir sıkışmışlık... Tarih ne zaman çekip gitmesi gerektiğini bilmeyen insanlarla doludur diyor kitap ama nereye,nasıl? Kitabı okurken bu çelişkilerle de boğuşuyorsunuz,cânım ülkemde olanlarla ayna efekti gibi olan taraflarıyla da...Yazılabilecek çok yönü,duygusu olan etkileyici bir kitap. Okuyacaklara bir bilgi:Konuşma işareti yok,düz metin şeklinde yazılmış konuşmalar ve okudukça kimin konuştuğunu ya da neyin karakterin iç konuşması, neyin yazarın anlatımı olduğunu anlıyorsunuz.
Paul Lynch’in Peygamberin Şarkısı adlı romanı, 6–7 sayfalık uzun paragraflarla örülmüş bir metin. Bu anlatım biçimi, okuma sürecini zorlaştırsa da romandaki sıkışmışlık duygusunu çok güçlü hissettiriyor. Hikâye, öğretmen sendikasına bağlı bir babanın, hiçbir açıklama yapılmadan devlet yetkilileri tarafından ortadan kaldırılmasıyla başlıyor. Geriye kalan eşi ve dört çocuğu ise, giderek dehşet verici bir hal alan, iç savaşa sürüklenen ülkede hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Roman boyunca, özellikle anne karakteri üzerinden, “Acaba başka ne yapabilirdi, nasıl kurtulabilirdi?” sorusu zihninizi kurcalıyor. Bu yönüyle eser, ağır ve zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan bir ailenin hikâyesini anlatan, sarsıcı bir roman niteliğinde. Hikâye İrlanda’da geçtiği için oradan bakıldığında bir distopya gibi görülebilir. Ancak buradan bakınca, anlatılanların ne kadar gerçekçi olduğu daha net hissediliyor. Yazar, belki de roman aracılığıyla Batı’yı empatiye çağırıyor.
Yavaş yavaş sindire sindire okumanız gereken bir eser... öyle ki okurken hücrelerinize işliyor acının kekremsi tadı ve çaresizliğin ince sızısı. Kapana kısılmış gibi hissediyorsunuz, elinizi uzatıyorsunuz ama boşlukta sallanıyor sanki. Çocuklarınız varsa anneyseniz hele bir de bunca acı arasında tek başınıza nasıl kürek çekmeye çalıştığını Eilish in anlamlandırabilirsiniz. Uzak bir gelecek tasvir edilen ve bir distopya okuduğumuz ama o kadar da tanıdık yaşadığımız çevrede... Hep başkalarının başına geleceğini düşündüğümüz felaketlerin ve bizden uzak zannettiğimiz kötü günlerin bir anda ortasında kalıverirsek nasıl başa çıkarız diye derin derin düşündürüyor.Konu olarak  dediğim gibi her ne kadar yabancı olmasak da her sayfada sanki ilk kez böyle bir şey yaşanıyormuş gibi hissettiğimiz ya da sanki yaşanması bir taraftan imkansız gibi düşündüğümüz diğer taraftan da her an böyle bir kaosun içinde varlığımızı sürdürmeye ramak kaldığımızı düşündüğümüz bir kurguya sahip.
Güzel, hoş bir okuma. Romanın karanlık ve iç karartıcı bir havası var fakat anlatımı benim hoşuma gitti. Mükemmel mi hayır, okunur mu evet.
Zaten kitap konusu itibari ile bize hic yabanci degil ve yeterince bogucu, bir de paragraflarin olmamasi okumayi iyice zorlastiriyor, sizi daha da bir dar alanda nefessiz birakiyor...Duble bogmaca olmus, o hissi fazlasiyla gecirmis okuyucusuna. Belki bir beyaz avrupa'li icin sarsici bir hikaye ama bizim icin artik siradan olmus, ne kadar uzucu....
Hiçbir ideolojinin kanaat önderi başlangıçta kaos istemez. Ancak o ideolojiyi kullanışlı aparat olarak görenler bu kaosu yaratır ve insanları birbirine bir şekilde düşman eder. Çarpışan bunları kullanışlı aparat haline getirenler değil maalesef bunlara gerçekten gönül veren masum insanlar olurlar. En büyük zararı da yine onlar görürler. Mahvolan masum hayatlar ve aileler ayakta kalmaya (kitabın anlattığı tam da bu) çalışırken, bu çarpışmanın düşman gibi görünen müsebbipleri ve provokatörleri masada kadeh tokuşturur, düğünlerde kol kola halay çeker, plajlarda güneşlenir, maçlarda tuttuğu takım adına slogan atar (Çok güzel kitap ama değinmediği nokta da bu malesef). Olan Eilish'e, Larry'ye, Mark'a, Molly'ye, Bailey'e ve Ben'e olur. Bu kitap bir kez daha göstermiş oluyor ki en iyi ideoloji hiç kimsenin özgürlüğüne ve yaşam hakkına müdahale etmeden ailenin ve kendinin varlığını en güzel şekilde devam ettirmektir.
Beklediğimden iyiydi, bittikten sonra düşündürüyor. Sadece karakterlerin başlarına gelenleri bilseydik daha mı iyi olurdu diye düşündüm. Kadının yaşadığı çaresizliği hissediyor insan. Ayakta kalma mücadelesini, dik durma çabasını…
cokca bizden unsuru olayı bize anlatan bir kitap. Ben bu kitabı okurken sunu hissettim sanki yazar cok dışında kalmış anlattıklarının . Bu coğrafyadan bir yazar anlatsa idi kitap bizi daha cok sarsardı
Tam da beklediğim gibiydi.
Kitabı okurken sürekli yüreğiniz sıkışacak, sarsılacaksınız. Sadece sonunun daha belirgin olmasını isterdim.
Oldukça etkileyici, sarsıcı bir distopik roman.
Bu hayat bizim mi, yoksa sadece oradan oraya savruluyor muyuz? Hayat normal seyrinde akarken, iktidardaki parti radikal adımlar atmaya başlayıp özgürlük alanlarını kısıtlamaya başlar. Gün geçtikçe hayat daha da zorlaşır, toplum kutuplaşır. “Asla olmaz, bunlar yasal değil” denilen şeyler zamanla normalleşmeye başlar. Peki yasalar neye göre belirlenir? Yasayı yapan kimdir? Kime göre yasal, kime göre yasa dışı?
Sürükleyici, etkileyici ve heyecanli bir solukta okudum. Etkisinden kolay kolay kurtulunmuyor. Ya benim başıma gelse ne yapardım diye sorgulatiyor insana.
Sürükleyici, etkileyici ve düşündürücü bir kitaptı. Başından sonuna kadar merakla okudum ve çok beğendim.
Distopik bir roman,yakın gelecekte İrlanda iç savaşını anlatıyor.Bence anlatılanlar günümüz Suriye iç savaşına ya da günümüzde iç savaş yaşayan ülkelerin durumuna çok benziyor.Kitabın sonunda kahramana söyletilen "dünyanın sonu sadece sınırlı bir yere gelir,diğerleri onu haber bültenlerinden duyar." ifadesi günümüzde Filistin'de ,Suriye'de,Doğu Türkistan'da yaşananların;savaş ve iç savaş bulunan dünyanın öbür ülkelerinde yaşananların özeti gibi. Okuması zor bir romandı.Paragraf,konuşma çizgisi yok.Kimin konuştuğunu anlamak biraz zaman alıyor.Eilish adlı çocuklarını korumaya çalışan kadının iç konuşmalarını,düşüncelerini ya da karşısındakiyle konuşmalarını aynı anda okuyoruz.Bu haliyle zorlu bir okumaya dönüşüyor.Ilk 100 sayfadan sonra alışıyorsunuz kitabın tarzına.Etkileyici ve üzücü bir kitap deneyimiydi.
konusu ilgi cekici olsa da yazarin dili bana uymadi. keyif alarak okuyamadim
Kitabın konusu günümüzden yakın zamandan hatta başımıza gelmesi muhtemel şeylerden oluşuyor belki de bu yüzden okurken ruhum sıkıldı baş karater Eilish'e sarılıp ağlamak istedim. Bunun yanında yazarın yazım tekniği onuloglar diyaloglar birbirine giriyor yorabilir sizi zorlayabilir. daracık zamanlarda zor şartlarda kitap okumaya çalışıyorsanız benim gibi zorlanabilirsiniz kafanız rahatken yalnızken okuyun.
Başlarda zorluyor devamı empati ile ilerliyor.