Samurayın Kızı
Samurayın Kızı

Kitapyurdu Fiyatı: 53,31TL

Ürüne Git
40Yorum
Batılılaşma öncesinde ki Şogun döneminin kültürel hayatı hakkında oldukça ayrıntının verildiği eserde Japonya'nın batı sömürgesi olmamak için 1867 de başlattığı batılılaşma girişimleriyle, kültürüne sırt dönmesi anlatılıyor. Doğu-Batı arasında kalan bir toplumun sancılarını Samuray geleneklerine sahip ailenin içinde büyüyen yazarın yaşamını ve ailesini anlattığı bu eser de görmeniz mümkün. Otobiyografik roman olması sizi hiç yanıltmasın oldukça akıcı bir eser. Bizimle hemen hemen aynı dönem de batılılaşma süresine başlayan bir toplumun, bizimle benzer süreçleri yaşaması eseri ilgi çekici hale getiriyor.
Japonların tarihlerinde en çok okudukları kitaplardan birisi olan Samurayın Kızı’nın en kritik kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. Bir romandan ötedir. 1871’de başlayan Meiji restorasyonları sırasında küçük bir çocuk olan yazarın, Japonya’dan ABD’ye gelin gitmesinin gerçek hikayesini okurken, restorasyonların Japonya’daki yansımaları, Japonların (özellikle samurayların) hayata bakışı, ABD kültürü ile karşılaştırmaları, bazen güldürür bazen hüzünlendirir ama çokça memleketimizdeki ahlaki pratikleri düşündürür. Kitaptaki “insanın yaptığı işten aldığı hazzı herhangi bir şeyle değiştirmeye değer mi, birinin gururunu iki paralık etmesi insanın ya da ulusun ruhunun gelişmesinin bittiğini gösterir” cümlesi ve anlatılan yaşam pratikleri, (Osmangazi Köprüsünde intihar eden Japon mühendis gibi örneklerle birlikte) Japon meslek/iş şerefi kavramını gösterir. Coğrafya kader değildir, bir toplum kendini ahlaki olarak geliştirerek değişince başarı kaçınılmazdır’ın ispatıdır Japonya. Helal olsun.
Okurken, Tolstoy'un Çocukluk romanı geldi aklıma. Yazar hem bir çocuğun bakış açısını hem bir yetişkini hem de insanların iç dünyasında ki karışıklıkları çok güzel aktarmış. Yaşam koşulları ve Buddha dininin kültürü nasıl etkilediğinden bile bahsetmiş. Japon ataerkil toplumunu ve kadının yerini de çok güzel anlatıyor. Kadın, ikinci plandadır. Ama eve gelen aile reisi, önce anneyi karşılar önünde diz çöker eğilir ve saygılarını sunar. Bana göre çok katı olmasalar ve dinle kirlenmemiş olsalarmış mükemmel toplumu kurabilirlermiş. Bugün bile Japon hayranlığım vardır. Hala en harika toplum olarak bilinirler, dünyada. Belli ki geçmişlerinden geliyor. Yazarın dili çok akıcı, sade ve içinde yargılama yok. Sadece anılar ve güzel yanlarıyla düşündürüyor.
japonya nın dönüşümü ya da batıya ayak uydurma çabaları sırasında samurayların yaşadığı zorluklar ve bu dönemde büyümeye çalışan bir kız çocuğu. Yitip giden anılar bir kültürün yokluğa yenilmesi
Tarihî atmosferi ve sürükleyici hikâyesiyle okumaktan keyif aldığım bir kitap oldu. Özellikle farklı bir kültürün ve dönemin izlerini taşıması hikâyeye ayrı bir merak katıyor. Olayların akıcı ilerlemesi sayesinde okurken sıkılmadan devam edilebiliyor. Tarihî ve macera türündeki kitapları sevenlerin beğenebileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.
Japon yaşayışı kültürü ve tarihi hakkında fazlasıyla bilgilendiğim ve hem öğreten hem düşündüren büyük bir keyifle çok kısa sürede okuduğum bir eser oldu.
Bu otobiyografik roman, bana göre bir romandan ziyade, Japonların feodal dönemdeki katı yaşam kuralları ve geleneklerine ilgi duyanlar için çok değerli bir rehber kitap. Okunmalı.
Edo döneminden Meiji dönemine geçişin Edo döneminin başat unsuru samuraylarin ailelerinin gözünden anlatıldığı bir kesit. Ilgi duyanlar için okunabilir, ilgi duymayanlar için sıkıcı. Donemin kültüru ve gelenekleri için okuma yapmamış olanlar bazı kırılmalari farkedemeyebilirler
Otobiyografik bir dönem romanı.Hatırat da denilebilir.
Japonya nın ilginç bir tarihsel dönemini güzel ifade ediyor.
Samurayın Kızı Romanında Japonya'nın Batı etkisi olmayan feodal döneminde katı ve ihtişamlı gelenekleri arasında yetişip, sonradan Abd'ye gönderilen bir genç kızın hikayesini konu alıyor.Aynı zamanda Japonya'daki Batılılaşmaya geçerjen ki kültürel çatışmayı da romanda görüyoruz.Kısaca roman Japonya hakkında insana çok şey katıyor.Ama aslında her ülkenin yabancı bir etki ile karşılaştığında neler olduğunu anlatıyor diyebilirim.Roman bana bizdeki tanzimatla birlikte ortaya çıkan ikili dönemi konu alan Felatun Beyle Rakım Efendi Romanını hatırlattı.Samurayın Kızı Romanını ben beğendim romanı edebiyata, sosyolojiye ilgi duyanlar başta olmak üzere ilgilenenlere tavsiye ederim. Film olarakya Son Samuray filmini izleyin derim.
aslında güzel bir kitap ama inanılmaz betimlemeli bir anlatımı var yani bir cümle en az 3 satır ️.
Bir kaç yazar ile başlayan Japon kitapları kervanıma katılan bu kitap ta tıpkı diğer Japon kültürü kitapları gibi iç karartıcı. Hep mi bulutlu oralarda havalar ya hiç mi gülmez insanların yüzü
geçmişte bazı hikayeler daha iyi yazılmış. s
Japon edebiyatı ve tarihi okumayı seviyorum.
Gerçek bir özyaşam öyküsü olarak okuduğunuzda daha da anlam kazanan bir kitap. Özellikle samuray dönemi Japonya'sından bahsedilen kısımların ilgi çekici olduğunu söyleyebilirim. Ancak kitabın sonlarına doğru nedense sıkıcı bir atmosfer oluştu. Gene de gerek çevirisi gerek içeriği yönünden okunası bir eser olmuş.
Feodalite, dönüşüm arefesinde olan japonya'da gelenek ile yeniliğin çatışmasını anlatan araya budizm,şintozim sonrasında iseviliğe geçişini sıkıştıran etsu bö nün hayatı ve ameriak ile japonya kıyaslaması kısa ama katmanlı bir roman
Güzel bir japon klasiği.
Biraz sıkıcı geldi ama severek okudum
Çok etkileyici bir kitaptı bir nefeste bitirdim
1 2