Muhabbet
Muhabbet

Kitapyurdu Fiyatı: 266,16TL

Ürüne Git
60Yorum
Sayfaları ilk çevirmeye başladığımda mektup formatındaki yapısı ve karakter çeşitliliği sebebiyle biraz zorlandım; kim kime ne yazıyor, bağlar nasıl kuruluyor derken kurguya girmekte tereddüt yaşadım. Fakat sayfalar ilerledikçe hikaye beni öyle bir içine çekti ki elimden bırakamadım ve bir sonraki mektubun merakıyla kitabı bir günde bitirdim. Eser; geçmişle şimdiki zaman arasında mekik dokuyan, geçmişin derin muhasebesini ve tüm bunların gölgesinde akıp giden zamanın bakiyesini harika bir dille işliyor. Okurken sadece karakterlerin hayatına tanıklık etmiyorsunuz; insan ister istemez kendi vicdanını, geçmişteki tercihlerini, pişmanlıklarını sorgularken ve en önemlisi kendi içsel iyileşmesinin yolunu ararken buluyor kendini. İlk sayfalardaki karakter yoğunluğuna aldanmayıp mutlaka şans verilmesi gereken, ruha dokunan çok özel bir yapıt.
ben kitabı değil o beni bitirdi resmen. ilk başlardan ortalarına doğru bunu neden bu kadar abartmışlar diye düşündüm bunun sebebi de full mektuplardan ilerlememiz. sanki bi bilgisayar içerisinde ya da tek ortamda gecen filmler/diziler gibi hissettirdi. daha sonra Sybil’le bağ kurmaya başladığımı farkettim(belirtmeliyim ki bence bağ kurulması ve yakın hissedilmesi zor bi karakter). kitabın sonlarına doğru okurken aynı zamanda kendi hayatımı, tüm hayatım boyunca ne yaptığımı, ne yapacağımı sorguladım. yaşlılığımda geriye dönüp baktığımda güzel ve dolu dolu bi hayat geçirmem için çabalamalıyım düşüncemi ortaya çıkardı bu kitap. şu anda sahip olduğumuz aslında çok büyük lükslerin sırf sahip olduğumuz için basitleştiğini düşündüm. 70 küsur yıl kadar onunla olan ve bir çok başarısına eşlik etmiş olan görme yetisini 70 yaşından sonra yavaş yavaş kaybetmesi bana çok farklı hissettirdi. bununla beraber hayatının belki de en büyük ve en önemli parçasını, yazmayı da, beraberinde yitirdi.
Kitabın en sevdiğim tarafı, hayatın çok sıradan görünen kırgınlıklarını, pişmanlıklarını, ilişkilerini ve keşkelerini hiç büyütmeden ama çok sahici bir yerden anlatması oldu. Büyük olaylar ya da şaşırtıcı tesadüfler yok; buna rağmen son derece akıcı ilerliyor. Yine de kitabı olağanüstü ya da vazgeçilmez bir başyapıt olarak görmedim. Bence çok iyi yazılmış, sıcak, insani ve akan bir hikaye ve en önemlisi, “artık çok geç” fikrini usulca reddetmesi oldu. Geçmiş değişmiyor belki ama insanın geçmişiyle kurduğu ilişki hala değişebiliyor. Bugün benim için güzel ama olmazsa olmaz bir okuma değil belki ama Sybil’in yaşına geldiğimde aynı kitabı bambaşka okumayacağımın hiçbir garantisi yok. Belki de yaş alma ve geçmişe bakma üzerine bir roman için en yakışan ihtimal bu.
İlk birkaç sayfadan sonra bu kitap bana yaşamak, nefes almak, anlatmak ve birkaç adım daha ileri gidebilmek üzerine bir hikâye gibi geldi. Bütün bunları kolaylaştıran araç ise mektuplar. Yazarın anlatım tarzını da çok sevdim. Sade, anlaşılır ve okuru boğmayacak kadar edebi. Hikâyenin içine girmek hiç zor olmadı. Hikâyeye gelecek olursam; yaşanan acıların insanı bazen kendisine bir “dur” noktası koymaya ittiğini görüyoruz. Başkarakter 70’li yaşlarında olmasına rağmen, hayatındaki düğümlerin geç ya da erken, bir şekilde çözülebileceğini gösteriyor bize. Boğazda düğüm olmuş, yıllarca anlatılamamış duygular ve hisler, mektuplar sayesinde ve belki de o sihirli açılıştan sonra yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. Ve geriye, yaşamın son dört yılı bile olsa, dolu dolu yaşanmış güzel anılar kalıyor.
Mektuplar üzerinden bir hikaye oluşturulmuş. Bence Yer yer kopmalar mevcut. Mektubu kim yazmış sonraki sayfaya bakıp dönmekten akışı yakalamakta zorlandım. ama genel olarak dinlence kitabı, okunur.
Virginia Evans’ın Muhabbet romanı, Sybil’in mektupları üzerinden yalnızlığı, geçmişin yükünü ve kendini affetmenin güçlüğünü anlatıyor. En dokunaklı yanı, başkalarıyla bağ kurmaya çalışan bir insanın aynı zamanda onlardan nasıl uzak durabildiğini göstermesi. Söylenemeyenlerin ve yıllarca ertelenen yüzleşmelerin hikâyesi.
Öneriyle başladığım kitap favori kitabım oluyor :)
bu kadar genç bir insanın,gelecek,yaşlılık ve yaşamın tümünü mektuplarla anlatması inanılmaz etkili,kısa ve yalın cümleler ile sizi duygudan duyguya geçirmesi,inanılmaz.çok sevdim çok
Muhabbet farklı tarzda bir mektup kitabı. Emekli bir hukuk görevlisinin yakınlarına, çevresine, çocuklarına ve eşine yazdığı mektuplar üzerinden hikâyenin devamına tanıklık ediyoruz. Karakterimiz 73 yaşında ve kitap boyunca onun hayatının son yaklaşık 10 yılına eşlik ediyoruz. Özellikle kızıyla olan ilişkisinde ise karaktere çok da hak veremedim. Sınırları çok net olan, kendinden ödün vermeyen insanları sanırım çok sevmiyorum. Çünkü bana göre sevgi biraz da emek, anlayış ve zaman zaman fedakârlık ister. Karakterde ise bazı noktalarda bu fedakârlığı göremedim.
Bir çok psikolojik gerilim kitabı okuduktan sonra bu kitabı okumak beni dinlendirmedi. Bilakis yordu. Anladım ki bana heyecan gerilim ve kaos lazım. Böyle sakin kitaplar beni daha çok yoruyor. Bir kadın var yaşlı. Çevresinde ki herkesle mektuplaşarak iletişim kuruyor. Yani kitap tamamen mektuplardan ibaret. Mektupların kime gönderildiği başında veya sonunda belirtiliyor. Bide hiç gönderilmeyen mektuplar var kime yazıldığını kitabın en sonunda anlıyoruz. Farklı bir tarz ve dünya Genelinde çok tutulmuş bir kitap. Eğer sakin bir okuma zevki yaşamak isterseniz bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Ayrıca okuduktan sonra artık sizlerde mektup yazma isteği hissedeceksiniz. :-)
Tatile giderken yormadan, sıkmadan, keyifle okumak amacıyla aldığım kitap. İki günde bitirdim, tüm beklentilerimi karşıladı.
Hiç beğenmediğim bir kitap. Çok görüp beğenenler var diyerek alayım demeyin pişman olursunuz. Kitabın edebî tarafını yetersiz bulduğum gibi Yahudi övücü, eşcinsel övücü mesajlar verdiği için de aldığıma ve zamanımı verdiğime üzüldüm. Mektuplardan oluşuyor edebî doluluğu vardır diye düşünmeyin. Boşuna bestseller değilmiş ;)
İlk başlarda karakter fazlalığı yüzünden kim kime ne yazmış derken açıkcası biraz zorlandım ama sonra hikaye beni içine çekmeyi başardı.Keyifle okuduğum bir kitap oldu.
Kitabın ilk sayfalarında sürekli isimlere bakarak kim kimdir çözmeye çalışırken bir anda beni o kadar içine aldı ki, elimden bırakamadım, o kadar güzel mektuplar idi ki, tadı damağımda kaldı. Son dönemlerde en severek okuduğum kitaptı..
Kitabı genel olarak çok beğendim. Anlatımı akıcı, olayların ilerleyişi de merak uyandırıcıydı. Okurken sıkılmadan, keyifle ilerledim. Karakterlerin ve olayların çeşitliliği kitabı daha da renkli hale getirmiş. Yalnızca isimlerin biraz fazla olması zaman zaman kafamı karıştırdı; bazı karakterleri aklımda tutabilmek için not alma ihtiyacı hissettim. Bunun dışında oldukça severek okuduğum, akıcı ve güzel bir kitaptı. Türünü sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Elimden bırakamadığım bir kitaptı. Kahramanın iç hesaplaşması, duyguları, olgunlaşması, tecrübeleri çok güzel kaleme alınmış mektupları okudukça sanki bana gelen bir mektubu okuyor gibi hissettim. Sonunda her karaktere ayrı ayrı sarılmak istedim. Aynı zamanda mektup yazma isteği uyandırdı bende.
bu kitabı çok beğendim ve kısa bir sürede okudum.baslarda mektupları takip etmekte zorlandım gibi oldu ancak karakterleri tanıdıktan sonra su gibi aktı.Sybil'e hem üzüldüm hem kızdım hem kendime çok yakın hissettim.okurken sanki bende onun yanında yaşıyormuş hissiyle doldum
Muhabbet ‘in başlarında mektuplarda geçen isimleri birbirine karıştırıp tek tek not almam gereksede kısa sürede beni içine alan, oldukça akıcı bir kitap oldu. Mektuplar üzerinden ilerleyen anlatımı hem farklı hem de keyifliydi. Sıkmayan, akıcı bir dili var… Sybil’in ailesiyle, hayatıyla ve belki de en önemlisi kendisiyle yüzleşmesine tanık oluyoruz. Sonu benim istediğim gibi olmadı ama hikayenin bende bıraktığı düşünceyi sevdim: insan bazen başkalarıyla değil, kendi hayatıyla arasındaki mesafeyi kapatmalı; hayata geç kalmamalı. Bir de mektuplarda adı geçen kitapları not ederek kendime 38 kitaplık yeni bir liste çıkardım. (: Virginia Evans ‘ın bizlere armağanı (:
Yazılan mektuplardaki net ifadeler beni etkiledi. Beğendim.
İLK ETAPTA ANLATIM ŞEKLİNE ADAPTE OLMAK BİRAZ ZOR AMA SONRASINDA OLDUKÇA LEZZETLİ BİR OKUMA