Yanlış Hedef
Yanlış Hedef

Kitapyurdu Fiyatı: 164,88TL

Ürüne Git
19Yorum
Kitap bir adamın eşine göndermek istediği mesajı yanlışlıkla iş arkadaşına göndermesiyle başlayan ve ardından gelen olaylar hakkında. Tek bir mesajla adamın hayatında daha önce fark etmediği bir kapı açılıyor ve sonrasında davranışlarını açıklamaya, anlamlandırmaya ve hatta romantikleştirmeye çalışıyor. Kitabı dümdüz okursanız konu klasik bir aldatma macerası. Ancak kitabın sonuna geldiğinizde karakterlerin olaylara bakış açısı, yorumlayışı, hissedilenler ve geçmişten kopup gelen anılara dikkat ederseniz sizi başka derinliklere sürüklüyor. Bazen birileri çıkar karşımıza ve bize hayatımıza, evliliğimize, arzularımıza ve geçmişimize bakmamıza vesile olur. Ve yazar bunu usulca ve zorlamadan yapmayı başarıyor. Ayrıca kitabın sonu bizi asla öğrenemeyeceğimiz bir şüpheyle baş başa bırakıyor. Çıtır çıtır, yormadan ve keyifle okumalar dilerim.
güzel beğendim sonu kafamı karıştırdı beklediğim gbi bitmedi şaşırttı
İlk bakışta basit bir yanlış mesaj hikâyesi gibi görünse de ilerledikçe insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve takıntının ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini gösteren etkileyici bir roman. Bir anlık dalgınlıkla gönderilen mesajın bu kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini okumak hem şaşırtıcı hem de düşündürücü. Domenico Starnone, sıradan bir olaydan yola çıkarak gerilimi adım adım yükseltmeyi başarıyor. Karakterlerin duyguları, hataları ve çaresizlikleri oldukça gerçekçi hissettiriyor. Özellikle olayların kontrolden çıkışını izlerken sık sık “Ben olsam ne yapardım?” diye düşündüm. Kısa ama etkili bir anlatıma sahip olan kitap, iletişim çağında yapılan küçük bir hatanın nasıl büyük bir çıkmaza dönüşebileceğini gösteriyor. Akıcı dili ve psikolojik gerilimiyle son sayfasına kadar merakımı canlı tutan, farklı ve etkileyici bir okuma deneyimi oldu.
Sonuna kadar sabırsızlıkla okuyorsunuz ama sonda herşey havada kalıyor.
Yanlış Hedef, Domenico Starnone’nin aile, eğitim ve insan ilişkilerini ele aldığı bir romandır. Hikâyede bir öğretmenin yaşadığı olaylar ve çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkiler anlatılır. Karakterler arasındaki anlaşmazlıklar, insanların birbirlerini ne kadar kolay yanlış anlayabileceğini gösterir. Geçmişte yaşanan olaylar, karakterlerin bugünkü davranışlarını etkiler. Kitapta iletişim, aile, otorite ve pişmanlık gibi konular öne çıkar. Olaylar ilerledikçe herkesin olaylara farklı bir açıdan baktığı görülür. Bence kitabın en dikkat çekici yönü, insan ilişkilerindeki karmaşıklığı göstermesidir. Bazı bölümleri düşündürücü ve duygusal olduğu için okuyucunun karakterleri anlamasını sağlıyor. Kitap, insanları yargılamadan önce onları anlamaya çalışmamız gerektiğini düşündürüyor. Genel olarak Yanlış Hedef, ilişkiler ve seçimler üzerine düşündüren etkileyici bir romandır.
Bu kitabı beğendim diyemem. Konusu, eşine göndermek istediği “Seni seviyorum” mesajını yanlışlıkla iş arkadaşına gönderen bir adamın, aldığı karşılıkla birlikte evliliğini, arzularını ve sadakatini sorgulamaya başlaması üzerine kurulu. Fikir olarak ilgi çekici olsa da anlatımı ve karakterin sürekli kendi içinde dönüp dolaşması bana çok hitap etmedi. Beklediğim etkiyi yaratmadı.
Çok akıcı, merak uyandırıcıydı fakat bütün kitabı nefretle okudum. Bir insan kendini neden “zorla” böyle bir duruma sokar?
beklediğim kadar iyi değildi ana karakter her duyguyu çok yoğun yaşıyor buda okuyucuyu biraz yoruyor hep bahane hep bir açıklama sonunda yazar sizi bir soru işaretiyle bırakıyor. yani okunmaz değildi ama abartıldığı kadar da değildi bence
Kapağı kadar kurgusu da güçlü bir kitap. Starnone'yi ve tersine kitap'ı bu kitapla tanıdım. Aslında inanılmaz hızlı başladı ve bir çırpıda okumaya daldım ama son birkaç günde kenara kaldırmak zorunda kaldım işlerden, biraz uzaklaştım ister istemez. Ana karakterimiz parmakla gösterilen bir aile yaşantısına, bir eşe sahip ancak alttan alta yeterince başarılı olmayan kariyerinden ötürü kompleksli ve dirayetsiz bir adam. Bir gün eşine yazdığı "seni seviyorum" mesajını çalışma arkadaşı olan kadına gönderiyor ve ondan olumlu bir karşılık alıyor. Hikâye boyunca yasak aşkın uyandırdığı dürtülerine kendini kaptırıp kendini sürpriz yumurtadan çıkan "aşk"a inandırıyor. Karakterin gelgitlerine, iç çatışmalarına ve geçmişiyle, şimdisiyle yüzleşmesine tanık oluyoruz. Bu kitabı okumak bir dizi izlemekten farksız, yazar tüm duyguları coşkuyla hissettiryor, hafızda canlansın diye güçlü betimlemeler yapıyor. Sonunu epey açık bırakmış ve ben böyle olmasını sevdim, bende "ilahi adalet" düşüncesi uyandı.
son derece akıcı ve de gerilimli bir roman
Son döneöde sosyal medyada çok fazla karşıma çıktığı için yüksek bir beklentiyle başladım.Bu sebepten midir bilmem sonu beni tatmin etmedi.İş sebebiyle şehir dışında olan eşi ile mesajlaşan erkek karakterimiz aynı anda iş arkadaşı ile de mesajlaşmaktadır.Fakat yanlışlıkla karısına göndreceği seni seviyorum mesajını kadın iş arkadaşına gönderir.İş arkadaşı ise bu mesajı beklediğine dair mesaj atar.Bundan sonra adam durumu düzeltmemek için türlü bahaneler uydurur ve aslında hiç aklında olmasa da bir anda iş arkadaşı ile sevgili olma hayalleri kurar.Bu süreçte adamın yaptıkları insanı çıldırtıyor.Sonunda da başına birşey gelmesini bekliyprdum ama olmadı.Neyse tavsiye etmiyorum
omladad gereksiz bir kitap ki hayatımdan 3 saat çaldı en az. okuduğum en gereksiz kitap. neden bu kadar popüler oldu anlamış değilim
kısa, psikolojik ve huzursuz edici bir ilişki romanı. evlilik, sadakat, arzu, kendini kandırma ve insanın kendi zihninde yarattığı gerekçeler konularını işleyen kısa bir kitap. Dili akıcı, ancak sürekli erkek karakterin zihninden ilerlemesi, iç konuşmalar, geçmişe dönüşler, kendini haklı çıkarma çabaları vb bir süre sonra yorucu geliyor.
Bir iki günde okuyabileceğiniz merak uyandıran akıcı film tadında bir kitap
Kötü bir kitaptı diyemem ama beklediğim kadar da iyi bir metin olduğunu söyleyemem. Kitabı okuduktan sonra, nedense bende yarım kalmışlık hissi uyandırdı. Sanki anlatı tam olarak tamamlanmamış ya da bazı yönleri eksik bırakılmış gibiydi.
Çok keyifle okunan, akıcı bir dili olan kitap. Ufak bir hata ile yaşantımızda derinden bir sapma olması ihtimali inanılmaz, insan doğasının karmaşıklığını yazar çok güzel aktarmış.
Anlatıcımız otuz sekiz yaşında, on iki yıldır güzeller güzeli bir kadınla evli, üç çocuklu bir senaristtir. Hayatında her şey monotonun mükemmeliği ile ilerlemekte iken karısının iş toplantısı olduğu bir zaman diliminde iş arkadaşı Claudia'ya yollayacağı işiyle ilgili bir mesajı karısı Livia'ya karısına yazdığı "Seni seviyorum." mesajını iş arkadaşına yollar. Claudia'nın "Nihayet kararını verdin demek, ben de seni seviyorum. " mesajı ile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Böyle başlayan bir roman yaz dizisi kıvamında ilerleyecek diye beklerken yazar bizleri erkek zihninin karanlık dehlizlerinde gezdiriyor. Roman akarken tanıştığımız yan karakterlerle romana gizem katıyor. Senaristimiz karar verme konusunda hep bir ikilem içindedir. Claudia'nın psikolojisini yansıttığı satırlar çok etkileyiciydi. Yazarın başkarakterleri okurun yargılamasını engelleyecek anlatımını başarılı buldum. Kitap benim için ters köşe bitti diyebilirim. Çoklu okumalara açık sonları severim.
Domenico Starnone’nin muzip ama bir o kadar da acımasız dünyasına adım atmaya hazır mısınız? Öyleyse başlayalım. Hikâyenin tam merkezinde bir “yanlış mesaj” yer alıyor; çünkü her şey onunla başlıyor. Ana karakterin durumu toparlamaya çalışırken kuyuya daha da batması, olayların tamamen kontrolden çıkmasına yol açıyor. Benzer bir durumla karşılaşsanız siz ne yapardınız? İnkar mı ederdiniz, yoksa izah mı? Starnone evreninde karakterimiz o panik anında durumu düzeltmeye çalışsa da yalanlar yeni yalanları doğuruyor; olaylar trajik bir boyut kazanırken soru işaretleri devasa şüphelere dönüşüyor. Yazar bu metinde teknolojiyi doğrudan eleştirmekten çok, onun dijital hızının ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor; adeta pimi çekilmiş bir bombayı okuyucunun kucağına bırakıyor. Eş ile mesai arkadaşı arasındaki o kaçınılmaz eşik, sadece bir sadakat testi değil; modern insanın takındığı maskeler ile düştüğü ikiyüzlülüğün trajikomik bir yansımasını sunuyor.
Bilinçaltınızın sizi sürüklediği olaylar olarak bakılabilir. Yanlış kişiye gönderilen bir mesajın yarattığı olayların yarattığı kendini sorgulamalar... Çok edebi bir metin beklemezseniz ağır kitapların yanında sürükleyici bir kitap olarak tercih edilebilir.