Kim Var Orada? Antarktika’da keşfedilen gizemli bir yaratığın yaşattığı dehşeti anlatıyor. Fakat bu, bildiğimiz yaratık öykülerinden farklı. Korkunun kaynağı yaratığın ne kadar güçlü olduğu değil, kim olduğunu anlayamamamız. ​Yaratık insanları kusursuz biçimde taklit edebiliyor. Bu da ekip içindeki güveni sarsarak, giderek büyüyen bir paranoyaya yol açıyor. Normal bir davranışın arkasında bile başka bir ihtimal aramaya başlıyorsunuz. Öykünün etkili olmasının bir sebebi de ​bu şüphenin hayatta kalma içgüdüsünü ve güven duygusunu aynı anda hedef alması. Kapalı ortamda, dışarıdaki ölümcül soğukla birlikte insanların birbirinden kuşkulanması güçlü bir sıkışmışlık yaratıyor. Teknik açıklamalar tempoyu yavaşlatsa da temel fikri zedelemiyor: Yanınızdaki kişinin gerçekten kim olduğundan emin olamamak. ​Carpenter’ın The Thing filmine de kaynaklık eden bu metin, sade bir fikrin doğru bir atmosferle birleştiğinde ne kadar etkili olabileceğini gösteren, şans verilmesi gereken bir klasik.