Patricia Forde, ilk bakışta genç okurlara hitap eden bir distopya anlatıyormuş gibi görünse de aslında çok daha derin ve düşündürücü bir hikâye sunuyor. Kitap boyunca dilin, kelimelerin ve düşünce özgürlüğünün insanlar üzerindeki etkisini okuyoruz. Bir toplumun kelimeleri elinden alınırsa neler kaybedeceğini, düşünmenin ve sorgulamanın ne kadar değerli olduğunu etkileyici bir şekilde gösteriyor. Okurken sürekli günümüzle bağlantılar kurdum. Hatta bazı bölümlerde anlatılan olayların ve yaşananların, bugünün Türkiye'sinden ve dünyanın birçok yerindeki toplumsal gelişmelerden izler taşıdığını düşündüm. Bu yüzden kitap bana sadece bir kurgu gibi gelmedi; zaman zaman gerçekliğe fazlasıyla yakın hissettirdi. Belki de bu nedenle etkisi daha güçlü oldu. Yazarın anlatımını ayrıca çok sevdim. Betimlemeleri öylesine akıcı ve doğal ki bir roman okumaktan çok uzun ve etkileyici bir öykü okuyormuşum hissine kapıldım.