Kristin Hannah’dan okuduğum ilk kitap Bülbül oldu. Kalınlığı kesinlikle gözünüzü korkutmasın; hikâyeye girdikçe sayfalar su gibi akıyor. Bazen 10, 20, hatta 50 sayfayı fark etmeden okuduğumu gördüm. Savaşın karmaşası, kardeşlik, aşk, kayıp, fedakârlık ve yarım kalan hayatlar çok etkileyici işlenmişti. Özellikle Isabelle’in cesareti ve mücadele ruhu beni çok etkiledi. Vianne ise bana bazen geri planda kalmanın ve sevdiklerini korumak için kendinden vazgeçmenin de büyük bir cesaret olduğunu düşündürdü. Onu, diğerleri yanmasın diye kendini ateşe atan bir kibrit gibi gördüm. Kitabın atmosferi ve betimlemeleri o kadar canlıydı ki birçok sahne gözümde adeta film gibi canlandı. Uzun zamandır okuduğum kitaplardan bu kadar görsel bir his almamıştım. Çevirisini de başarılı buldum. Akıcı, duygusu güçlü ve merak uyandıran bir romandı. Benim için kusursuz olmasa da Kristin Hannah ile tanışmak için güzel bir başlangıç oldu. Başka kitaplarını kesinlikle okumak istiyorum.