Ruh (Kendilik) kavramını yeniden düşünmeye davet eden etkileyici bir çalışma olarak buldum. Modern insanı yalnızca beden, beyin ve psikolojik süreçlerden ibaret görmek bizde neyi eksik bırakıyor? Bilim insanın nasıl işlediğini açıklayabilir. Fakat “Nasıl yaşamalıyım?”, “Nasıl bir insan olmalıyım?”, “İyi, doğru ve güzel nedir?” gibi sorular başka bir alan istiyor. Kitapta özellikle insanın “ne olduğu” değil, “ne olması gerektiği” üzerine düşünmesi fikrini çok değerli buldum. Ruhu, bedenden ayrı bir varlık değil; insanın kendisini aşabilme, anlam arama, iyiyi, doğruyu ve güzeli seçme ve daha iyi bir insan olma çabası olarak ele alınıyor. Bu anlamda ruhu aramak, biraz da insanlığımızın peşine düşmek demek. Kitap ruh problemini kesin biçimde çözmekten ziyade, ruh kavramını neden bütünüyle terk etmememiz gerektiğini düşündürüyor. Özellikle insanı yalnızca açıklamakla yetinmeyip anlamaya çalışan yaklaşımını oldukça beğendim.