Bana Söylediği Son Şey
Bana Söylediği Son Şey Ürüne Git
Başlangıçta klasik bir “kayıp koca ve ardında bıraktığı sırlar” hikâyesi okuyacağımı düşünmüştüm ama olaylar ilerledikçe işin rengi değişti. Owen’ın geride bıraktığı sadece iki kelimelik “Onu koru” notunun böylesine büyük bir geçmişin kapısını açması özellikle hoşuma gitti. Kitabın en sevdiğim tarafı Hannah ile Bailey arasındaki ilişkiydi. Birbirlerine çok da yakın olmayan bu iki insanın, Owen’ın kayboluşuyla birlikte aynı bilinmezliğin içine sürüklenmeleri ve gerçeği ararken aralarındaki mesafenin yavaş yavaş değişmesi hikâyeyi benim için daha anlamlı hâle getirdi. Çünkü bir noktadan sonra mesele sadece “Owen nerede?” sorusu olmaktan çıkıyor; “Owen aslında kim?” sorusu çok daha önemli hâle geliyor. Yazar sırları tek seferde önümüze dökmek yerine küçük parçalar hâlinde veriyor. Her öğrendiğim şeyin ardından geçmişe dair başka bir soru ortaya çıktı. Özellikle insanın yıllarca aynı hayatı paylaştığı birini gerçekten ne kadar tanıyabileceği düşüncesini sevdim.