Romanın açılışında, içinde iki ayrı zihni taşıdığını fark ettiğimiz Deniz ile kendi içinde hararetle yaşadığı monologlar vesilesiyle tanışırız. Sonraki bölümlerde Deniz'in eşi Canan, komşuları Aydan ve Aydan'ın oğlu Vahdet'in bakış açılarından gördükçe Deniz'in ruh durumunu ve yaşananları daha iyi anlamaya başlarız. Deniz'in sahip olduğu dissosiyatif kimlik bozukluğu, gittiği seanslardaki doktor ile konuşmalarında daha iyi anlaşılır olur. Ağırlıklı olarak Deniz ve Canan'ın gözünden anlatımlarla, çiftin nasıl bu zorluğun üstesinden gelmeye çalıştıklarını, nerede başarılı nerede başarısız olduklarını anlarken, bir yandan da ikisinin geçmişlerini keşfettiğimizde bu iki ruhun yıllardır neden birbirlerine sımsıkı tutunmaya çalıştıklarını anlıyoruz. Akıcı, düşündürücü, anlatımı güzel, başarılı bir roman.