Banu Mustaq’ın on iki öyküden oluşan bu öykü kitabını yavaş yavaş okumak istemiştim fakat kendime hakim olamayıp bir çırpıda okumuş bulundum. Çevirmenin notuyla beraber yazarın bize özel ön sözü ile okurlarını kucaklayarak davet ediyor öykülerine. Üslubu yalın ve akıcı buldum kendimce. Özellikle kitaptaki kadın karakterlerin kimisi akrabamız komşumuz otobüste yanımızda duran herhangi biri veya annemiz o kadar tanıdık o kadar bizden ama tanışıklık çoğu zaman hüzünle beraber peyda oluyor. Yine de dünyanın neresinde olursa olsun kadın hikayeleri okumak günün sonunda ufuk açıyor ve hayata bir daha aynı gözlerle bakamamaya başlıyorsunuz ve yolculuğunuz yolculuğumuz da asıl o noktada başlıyor. Bu kitap da yoldaki duraklardan sadece biri.