Mücella derinden bir ahh... Bir masumiyet timsali, huzurla hüzünün harman olduğu koca bir yara. Anneciğinin çizdiği sınırın - karayemiş ağacının- ötesine geçemeyen bir çocukluk, gençlik. Nice sonra geç kalınmışlığı derinden sızlatan bir ömür. Kendi yarasını, başkalarının yaralarına merhem olarak sarmakta çare bulan Neyyire Hanımın o tertemiz, hamarat, uslu kızı Mücella... Geçip giden, hiç sızlanmadan, kimselere yük olmadan bilakis herkesin yükünü alan, tevekkülle bezenmiş, nev-i şahsına münhasır Mücellâ'nın yürekte iz bırakan, yankı yapan öyküsü... Keyifli okumalar dilerim.