Bir insanın hayalleri ne kadar büyüktür? Ya o hayaller hırslı adımlarla gerçeğe dönüşürken insandan geriye ne kalır? En alttan, demiryollarından başlayıp mühendisliğe kadar uzanan bu tırmanış, sadece unvanların değiştiği bir kariyer basamağı değil; sınıf atlamanın da ağır bedelidir. İşçi sınıfının omuzlarından burjuva salonlarına adım atan bir adamın yaşadığı aidiyetsizlik, ihtiras ve derin yalnızlık... Sınıf değiştirmek, köklerinden koparken başka birine dönüşmenin acısını da beraberinde getirir. Nizan, kahramanının gözünden dönemin acımasız mekanizmalarını ve toplumsal riyakarlıkları gözler önüne sererken yazarın toplumsal eleştirideki keskin kalemini de hissettiriyor. İşçi sınıfından kopup burjuvaziye geçen bir adamın ihtiras dolu portresi; sistem eleştirileriyle birleşerek insan psikolojisinin en karanlık ve gerçek köşelerine ışık tutuyor. Sosyal eşitsizlikleri, bireysel hırsların insanı nasıl dönüştürdüğünü ve yalnızlığın o soğuk yüzünü anlatan sarsıcı bir metin.