Çöplük, yoksulluğun içinden çıkan üç çocuğun cesaretini, dostluğunu ve adalet arayışını anlatan, düşündürücü ve sürükleyici bir roman. Raphael, Gardo ve Jun-Jun'un çöplükte buldukları bir çantayla başlayan macerası, onları hiç beklemedikleri bir mücadelenin içine sürüklüyor. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, çocukların sahip oldukları imkânların azlığına rağmen zekâlarını, dayanışmalarını ve cesaretlerini kullanarak mücadele etmeleri oldu. Çöplük ise yalnızca hikâyenin geçtiği yer değil; yoksulluğun, adaletsizliğin ve toplumdaki büyük eşitsizliklerin de güçlü bir sembolü gibi. Benim için Çöplük, “Güç kimde olursa olsun, doğru bildiğinin peşinden gitmek mümkün mü?” sorusunu düşündüren, macera yönü güçlü ama altında ciddi bir toplumsal mesaj taşıyan bir kitap oldu. Üstelik çocukların gözünden anlatılması, hikâyeyi daha etkileyici ve samimi hâle getiriyor.