Yaralı Topraklar’ın en sevdiğim yanı, olayların mantıklı bir sırayla ilerlemesi ve sonunda tüm parçaların birbirine bağlanması oldu. Son ana kadar tahmin edemediğim gelişmeler vardı ama bunlar yalnızca şaşırtmak için eklenmiş gibi gelmedi. Hikâye tamamlandığında aklımda cevapsız bir soru kalmaması da okumayı oldukça tatmin edici kıldı. Bununla birlikte, dramın dozu benim için biraz fazlaydı. Özellikle Frank’in bu kadar anlayışlı, fedakâr ve bağışlayıcı olması onu zaman zaman gerçek bir insandan uzaklaştırdı. Daha fazla öfke göstermesini, kırgınlığını hissettirmesini ve kendine sınırlar koymasını bekledim. Biraz daha kusurlu olsaydı benim için daha inandırıcı bir karakter olurdu. Genel olarak kurgusunu çok beğendiğim, merakla okuduğum; ancak duygusal yükünü ağır, Frank’i ise fazla idealize edilmiş bulduğum bir roman oldu.