Holly Jackson'ın kitaplarında artık alıştığım bir şey var: Daha ilk sayfalarda merak duygusunu öyle güçlü kuruyor ki, ne kadar işim gücüm olursa olsun kitabı elimden bırakmak istemiyorum. Evet, hikâyede sorgulanabilecek noktalar, mantık açısından çok sağlam durmayan bazı detaylar var. Ama açıkçası ben bunlara takılacak fırsat bile bulamadım. Çünkü olaylar o kadar hızlı gelişiyor ve merak unsuru o kadar iyi kullanılıyor ki, kendinizi sürekli "bir bölüm daha" derken buluyorsunuz. Bir hafta ömrü kaldığını öğrenen genç bir kızın, kendi ölümünün peşine düşmesi fikri başlı başına etkileyiciydi. Ancak beni asıl etkileyen şey, araştırma ilerledikçe ortaya çıkan aile sırları ve yaşadığı hayal kırıklıkları oldu. Kimi zaman gerilim, kimi zaman duygusal yönü ağır basan bir hikâye okudum. Edebî derinlik arayanları ne kadar tatmin eder bilemem ama sürükleyici bir gençlik gerilimi arıyorsanız kesinlikle beklentinizi karşılayacaktır.