insanın arzuları, seçimleri ve toplumun görünmez sınırları arasında sıkışışının romanı. Tolstoy, karakterlerini yargılamadan insanın en çelişkili hâllerini önümüze bırakıyor. Sayfalar ilerledikçe Anna’yı değil, biraz da kendimizi sorguluyoruz: İnsan, mutluluğu uğruna ne kadarını göze alabilir?