Sayfaları benim için her zaman çok akıp gitmedi ama bitirdiğimde geriye güzel bir his bırakan kitaplardan biri oldu. Üç farklı coğrafyada, birbirinden tamamen farklı hayatlar yaşayan üç kadının hikâyesi… Smita, Giulia ve Sarah’ın yaşadıkları aslında ne kadar farklı görünse de üçünün de ortak bir mücadelesi var: kendi hayatlarının kaderini değiştirebilmek. En çok da birbirlerinden habersiz bu üç kadının hayatlarının ince bir bağla birbirine dokunmasını sevdim. Yer yer hüzünlü, yer yer umut veren; kadın olmanın, mücadele etmenin ve yeniden başlayabilmenin farklı yüzlerini anlatan bir hikâyeydi. Belki benim için çok akıcı bir kitap olmadı ama bazı hikâyeler hızından çok bıraktığı duyguyla hatırlanıyor. Saç Örgüsü de benim için onlardan biri oldu.