Şanzelize Düğün Salonu
Şanzelize Düğün Salonu Ürüne Git
Tarık Tufan'ın kitabından okuduğum beşinci kitap oluyor. Ve yine ters köşe edildim. Kitap yazma sürecinin aynı zamanda bir yalnızlaşma süreci olduğunu da söyler Tarık Tufan, bu kadar iyi yazmasının bir sebebi kendine ait bir zihin sanırım. Kurguları, akıcılığı, seneryoları... Muhteşem. Kitabın konusuna nereden başlayıp, nasıl değineceğimi bilmiyorum. Ana karakterin adını da bilmiyorum. Ben mi fark edemedim diye kendimi sorguluyorum ama yok, yok yani. Genç bir adam sadece... Ve o gencin savruluşları, yürüdüğü yolu kaybedişi, ne yapacağını bilemeyişi, aşkı, aşk başa gelince bütün geçmişini silebilişi, canını bu kadar hor kullanışı... Babasının şeyh oluşu, annesi vefat edince, herkes gibi savrulmaya başlayışı... "Annenin ölümünün dilbilgisi, grameri olmuyor ki..." Diye bir cümle geçiyor kitapta, hayatta bir çok acının dilbilgisi, grameri olmuyor aslında... Biz anlatabilmiş gibi yapıyoruz, karşımızda ki de anlamış gibi yapıyor. Sessizce, karşılıklı bir oyun oynuyoruz.