Uzun zamandır okuduğum insanların gerçek tabiatına ışık tutan çarpıcı bir roman. Körlük romanını okurken beni en çok etkileyen şey, körlüğün sadece gözlerle ilgili olmadığını fark etmek oldu. İnsanların zor durumda kaldıklarında nasıl değişebildiğini, bencilliğin ve çaresizliğin insanı ne hale getirebildiğini görmek beni gerçekten düşündürdü. Bence roman, aslında toplumun ve insanların görünmeyen körlüğünü anlatıyor. Herkes görebiliyor gibi görünse de çoğu zaman birbirimizin acılarını, yaşadıklarını ve gerçekleri görmezden geliyoruz. Romanı okuduktan sonra benim için “görmek” kelimesinin anlamı değişti. Çünkü bazen gözleri açık olan insanlar bile gerçeği görmekten daha kör olabiliyor...