Okumakta geç kaldığıma üzüldüğüm kitaplardan biri oldu. Bir psikiyatrist ve BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) alanında çalışan biri olarak, insanın düşünceleriyle, yargılarıyla ve duygusal tepkileriyle kurduğu ilişkiye dair bugün terapide de karşılaştığımız pek çok yaklaşımın izlerini görmek benim için ayrıca kıymetliydi. İnsan zihnini gözlemleme, kontrol edemediğimiz şeyleri kabullenme ve kendi düşüncelerimizi sorgulama üzerine söyledikleri, yüzyıllar öncesinden bugüne ulaşan güçlü bir içgörü sunuyor. Öte yandan, kadınların metinde zaman zaman olumsuz çağrışımlarla anılması, eserin yazıldığı dönemin düşünsel sınırlarını da görünür kılıyor. Bir yandan zamana meydan okuyan bir bilgelikle karşılaşırken diğer yandan o çağın önyargılarını görmek düşündürücü. Sanırım kitabı değerli kılan şeylerden biri de tam olarak bu: Hem öğrenmek hem de eleştirel bir gözle okumak için alan açması.