Alex Schulman, geçmişin insan hayatında kapanmış bir sayfa olarak kalmadığını, bazen yıllar sonra bile ilişkilerin içine sızmaya devam ettiğini çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Malma İstasyonu, aile bağlarının görünmeyen çatlaklarını, çocuklukta yaşananların yetişkinlikte bıraktığı izleri ve insanların birbirlerine söyleyemediklerini merkeze alıyor. Farklı zamanlar arasında ilerleyen anlatım, parçalar birleştikçe hikâyeye yeni anlamlar kazandırıyor. Schulman’ın en güçlü yanı, büyük trajedilerden çok küçük anların ve sessizliklerin taşıdığı duygusal yükü hissettirmesi. Bitirdiğimde yalnızca karakterlerin hikâyesini değil, insanın geçmişini ne ölçüde anlayabildiğini de düşündüm. Hüzünlü, incelikli ve uzun süre etkisinden çıkamadığım bir roman.