Afganistan'ın bombalarla sarsılan sokaklarında yolları kesişen Meryem ve Leyla'nın hayata tutunma çabası tek kelimeyle iç parçalayıcı. Yazar; çocuk yaşta evlendirilmeleri, aile içi şiddeti, kadınların kendi topraklarında nasıl birer gölgeye dönüştürüldüğünü ve savaşın getirdiği yıkımları hiçbir ajitasyona başvurmadan, son derece gerçekçi ve vurucu bir dille anlatmış. Okurken bir yandan derin bir çaresizlik hissettirirken diğer yandan iki kadının sırt sırta vererek kurduğu o sarsılmaz bağla içimizi ısıtmayı başarıyor. İnsanın boğazını düğümleyen, gözyaşlarınızı tutamayacağınız ama bittiğinde zihninizde kalıcı bir iz bırakacak muazzam bir insanlık dramı. Püren Özgören'in kusursuz çevirisiyle mutlaka ama mutlaka okunması gereken, arşivlik bir şaheser.