Hüseyin Rahmi’nin en keskin iğnelerinden biri. Fanteziyle İstanbul’a gelen bir Fransız kadının “kültürlü metres yetiştirme mektebi” açması etrafında dönen roman; ahlak, fuhuş, kadın-erkek ilişkileri ve yanlış Batılılaşmayı acımasız, mizahi ve cesurca yerden yere vurur. Toplumun ikiyüzlülüğünü, çıkarcı aşkı ve namus maskesini öyle net teşhir eder ki 1920’lerin Türkiye’sini okurken bugünü de görürsün.