İnci, kısa ve sade anlatımının altında insan doğası, yoksulluk, para ve eşitsizlik üzerine oldukça sert şeyler söyleyen, hüzünlü ve düşündürücü bir hikaye. Kino ve Juana’nın inciyle birlikte sevdikleri şey yalnızca çocuklarının tedavi ihtimali değil; daha insanca bir hayata kavuşma umudu. Üstelik hayalleri ne ölçüsüz ne de açgözlüce. Fakat yoksul bir insan için sıradan ihtiyaçların bile büyük bir servete bağlı olması, umudu giderek tehlikeli bir şeye dönüştürüyor. İnci ise ona bakan herkesin kendi arzusunu, eksikliğini ve karanlığını gördüğü bir ayna gibi. Kötülüğü yaratmıyor belki ama insanların içinde zaten var olanı büyütüp görünür hale getiriyor. İnsanların para karşısında ne kadar vahşileşebileceğini ve insanın nasıl insanın kurdu olabildiğini masalsı bir anlatımla gösteriyor. Güzel ve insanın içine çöken bir hikayeydi.