Bazı kitaplarda sayfalar ilerler ama hikâye bir türlü ilerlemez. Gizli operasyonlar, uyuşturucu çeteleri, yozlaşmış ilişkiler, şüpheli polisler ve tehlikeli bir suç dünyası… Aslında iyi bir polisiye için oldukça malzeme var. Ancak bütün bu malzemenin etkileyici bir hikâyeye dönüştüğünü söylemek zor. Yazar sürekli bir hareketlilik yaratmaya çalışmış. Karakterler oradan oraya koşturuyor, olaylar birbirini takip ediyor, tehlikeler hiç bitmiyor. Fakat bütün bu koşuşturmanın içinde hikâye bir türlü derinleşmiyor. Bir süre sonra aynı şeyleri okuyormuşum hissine kapıldım. Aksiyonun fazla olması gerilimin de yüksek olduğu anlamına gelmiyor ne yazık ki. Üstelik çeviri gerçekten kötüydü. Cümleler yer yer o kadar kopuk, anlatım o kadar yapaydı ki hikâyenin içine girmek yerine ne anlatılmaya çalışıldığını çözmekle uğraştım. Polisiye gibi temposuyla okuyucuyu yakalaması gereken bir türde, kötü çeviri bütün okuma keyfini ortadan kaldırıyor.