Dil Belası & Dilin Afetleri
Dil Belası & Dilin Afetleri Ürüne Git
Bil belası dediğimiz şey ağzımızdan çıkanlardan ziyade çıktıktan sonra peşimizi bırakmayan şeymiş. Kitabı okurken gıybetin ''sadece anlatıyorum'' diye başlayıp nasıl kolayca bir yargıya dönüştüğünü, şakanın nerede incitmeye geçtiğini, boş lafın bile insanın kalbinden ve zamanından nasıl çaldığını gördüm. Kitap kimseyi azarlamıyor, bir ayna tutuyor sadece. Gazali'nin uyardığı şeylerin çoğu bugün hepimizin elinde taşıdığı bir ekrana sığıyor artık. Bir yorum, bir paylaşım, ben sadece fikrimi söyledim derken kimin kalbine ne bıraktığımızı çoğu zaman görmüyoruz bile. Eskiden sözün en azından bir muhatabı, bir yüzü olurdu. Şimdi söz önce yazılıyor, sonra düşünülüyor, bazen hiç düşünülmüyor. Çoğu insanın konuşmaya bu kadar hevesli, susmanın bu kadar zor olduğu bir zamanda bu eski sayfalar şaşırtıcı biçimde güncel. Sustuğumuz yerde söz bizde kalır, konuştuğumuz yerde sözün elinde kalırız..