Kendinize hiç sordunuz mu: 'Kaderimiz bize miras kalan bir trajedi mi, yoksa her nefeste yeniden yazdığımız bir mucize mi?' Pınar Öksüz’ün Bir Kız kitabı, evlat acısıyla yüzleşen ve yazma terapisiyle kendi içindeki o küçük kız çocuğuna sarılan bir kadının öyküsü. Eğer psikolojik derinliği olan, umut içeren hikâyeleri seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. ​"Bir Kız", hayatın kurallarına uyarak "iyi bir kız" olmaya çalışan Serap'ın, en sevdiği varlığı olan evladını kaybettikten sonra yaşadığı derin acıyı ve sonrasındaki içsel uyanışını anlatır. ​Evlat kaybının getirdiği ağır yas ve çaresizliğin ardından Serap, Dr. Deniz’in rehberliğinde bir yazma terapisine başlar. Bu süreçte rüyalarını ve duygularını defterlere dökerek hem geçmişin tozlu raflarında saklanan çocukluk yaralarıyla yüzleşir hem de kendi kadındalığını, güvenini ve "kendi hikâyesinin yazarı olma" gücünü keşfeder. Acıdan umuda, travmalardan şifalanmaya uzanan sarsıcı bir yeniden doğuş öyküsüdür. ​