Peçorin'in problemi tüm insanlıktır. Birçok anti-kahramanda görüldüğü gibi bunun sebebi çocukluk travmalarıdır. Hem çocuklukta hem de daha sonrasında gençlikle yaşadıklarıyla mutluluk katili olup çıkar Peçorin. İnsanların mutluluğuyla oynamadan, onların duygularını altüst etmeden bırakmaz. Fakat içindeki bu kötücül ruha karşı, Oscar Wilde'ın Dorian Gray karakteri gibi bir aşk beslemez kesinlikle. Tam tersine içindeki bir başka yan, sürekli bir varoluşsal sorgulama içindedir. Ondandır ki ben bu kitabı Camus'nun meşhur Yabancı kitabıyla ruh ikizi görüyorum. Doğal olarak da Peçorin ile Meursault'nun ruhdaşlığı vardır. Bu iki kitabın -çok farklı zamanlarda yazılmış olsalar da- hem varoluşsal sorgulamalarıyla hem de hayattan canı sıkılan, canı sıkıldığı için de kötülüğe bulaşan anti-kahramanlarıyla son derece birbirine benzer özellikleri olduğunu düşünüyorum. Bu roman, insanların duygularına, zayıf yanlarına yaptığı vurgular ve varoluşsal sorgulamalarla enfes bir eser.