Gerçek olayları anlatan kitapları seviyorum ama Kırmızı Bülten beklentimin de ötesine geçti. Bir roman kadar sürükleyici olmasına rağmen okuduklarınızın gerçekten yaşanmış olması kitabın etkisini kat kat artırıyor. İlk sayfalardan itibaren kendimi Rusya'nın karmaşık siyasi ve ekonomik düzeninin içinde buldum. Bill Browder'ın finans dünyasındaki yükselişini, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rusya'da yatırım yapmaya başlamasını ve zamanla yolsuzluk düzeniyle karşı karşıya gelişini büyük bir ilgiyle okudum. Özellikle devlet, mafya ve büyük sermaye arasındaki ilişkinin nasıl iç içe geçtiğini görmek hem şaşırtıcı hem de ürkütücüydü. Kitabın en sarsıcı kısmı ise hiç kuşkusuz Sergei Magnitsky'nin yaşadıklarıydı. Sadece gerçeği ortaya çıkarmaya çalıştığı için tutuklanması, gördüğü ağır muamele ve hayatını kaybetmesi insanın içini acıtıyor. O bölümlerde öfke duymamak gerçekten mümkün değildi. Magnitsky'nin cesareti ve doğrularından vazgeçmemesi kitaba çok güçlü bir anlam katmış.