Kitabı okurken kendime sık sık şunu sordum: Travmatik, tutarsız yoksa demokratik bir evrende mi büyüdüm? Sanırım üçünün de izlerini taşıyorum. Bu kitap benim için iki yönlü bir yolculuktu. Hem çocukluğuma ve üniversite yıllarıma döndüm hem de bir anne olarak çocuk yetiştirme konusunda yeni şeyler öğrendim. Travmatik ve tutarsız evrenlerdeki Deniz'e çok kızdım. Demokratik evrendeki Deniz ise beni derinden etkiledi. Lacivert tokadan sonraki gelişmeleri ve Emir'in akıbetini büyük merakla bekliyorum. Yazarın esprileri de yüzümü güldürdü. Özellikle "Bizim evin görünmeyen aile büyüğü millet" sözü hem güldürdü hem içimi sızlattı. Tek eleştirim, baba figürünün Deniz'in hayatında daha fazla yer almamasına. Çünkü babanın da çocuk gelişiminde en az anne kadar etkili olduğunu düşünüyorum. Devam kitaplarında bu konuya değinilecek olması sevindirdi. Bana hem geçmişimi sorgulatan hem anneliğimi düşündüren bu kitabı okumaktan çok memnun kaldım. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum!