Gerçeği görebilmek için bazen sadece bakmak yetmez; vicdanın en karanlık köşelerine de ışık tutmak gerekir.
Peder Brown, suç dünyasının karmaşasında, mantığın sınırlarını zorlayan bir pusula gibi yolunu bulmaya devam ediyor. Bu kez sadece cinayetlerle değil; aynaların yansıttığı sırlar, kaybolan adamların ardında bıraktığı boşluklar ve Flambeau’nun bir türlü çözülemeyen gizemiyle karşı karşıya.
Peder Brown'ın Sırrı ile başlayıp, Meru’nun Kırmızı Ayı’nın ürpertici gölgesine, Uçan Balığın Şarkısı'ndaki tekinsiz ezgilere ve Dünyanın En Kötü Suçu'nun dehşetine uzanan bu seçki, polisiye edebiyatın doruk noktası. Bir hakimin aynasına yansıyan adaletsizlikten, Marne’nin yas tutanlarının sessiz çığlığına kadar her hikaye, Peder Brown'ın o meşhur, sessiz ve keskin zekasıyla aydınlanıyor. Her sayfada şüpheleriniz derinleşecek, her bölüm sonunda bir sır daha açığa çıkacak. Ancak unutmayın; Peder Brown hiçbir şeyi tesadüfe bırakmaz.
"Suçlu yaratıcı bir sanatçıdır; dedektif ise sadece bir eleştirmen." Peder Brown
Sıradan bir rahip, sıradışı bir dedektif; kusursuz bir zeka. İnsan ruhunun karanlığında saklanan büyük sırrı çözmeye hazır mısınız?